T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: Ali Tayyip Kandemir – 100223027

İçindekiler

  1. MAKALE ADI 2
  2. YAZAR(LAR) 2
  3. MAKALE KÜNYESİ (APA STANDARDI) 2
  4. MAKALE ERİŞİM ADRESİ 2
  5. GİRİŞ 2
  6. ARAŞTIRMANIN AMACI 3
  7. YÖNTEM 3
    1. Araştırma Modeli 3
    2. Evren ve Örneklem 3
    3. Veri Toplama Araçları 3
    4. Verilerin Analizi 3
  8. BULGULAR ve TARTIŞMA 3
    1. BULGULAR 3
  9. TARTIŞMA VE SONUÇ 4
  10. İNCELEME SONUÇLARI VE ÖNERİLER 4

1.MAKALE ADI

Dijitalleşme ve Etik Sorunlar: Nesnelerin İnterneti Teknolojisini Gözetim, Gizlilik, Güvenlik Kapsamında Değerlendirme 

2.YAZAR(LAR)

İlknur Doğu Öztürk, Burcu Zeybek 

3.MAKALE KÜNYESİ (APA STANDARDI)

Öztürk, İ. D. & Zeybek, B. (2021). Dijitalleşme ve etik sorunlar: Nesnelerin İnterneti teknolojisini gözetim, gizlilik, güvenlik kapsamında değerlendirme. İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, (55), 1-15. Anahtar Kelimeler: Nesnelerin İnterneti, Gizlilik, Güvenlik, Etik, Dijital İletişim.

4.MAKALE ERİŞİM ADRESİ

https://doi.org/10.47998/ikad.932173 

5.GİRİŞ

Bilgi toplumunun gelişmesi ve teknolojinin günlük yaşama nüfuz etmesi, nesnelerin internet aracılığıyla birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan “Nesnelerin İnterneti” (IoT) teknolojisini hayatımızın merkezine yerleştirmiştir. Makinelerin birbirleriyle ve insanlarla iletişimini mümkün kılan bu teknoloji; sağlık, lojistik, akıllı evler ve akıllı şehirler gibi birçok alanda fayda sağlarken, çok ciddi etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Milyarlarca cihazın sürekli olarak veri ürettiği ve paylaştığı bu ekosistemde, kullanıcıların onaylı veya onaysız tüm alışveriş kayıtları, sohbetleri, konumları ve sağlık durumları kayıt altına alınabilmektedir. Bu durum, sanal ile gerçeklik arasındaki sınırın bulanıklaştığı dijital çağda erişilebilirlik, bilgi bütünlüğü, mülkiyet, gözetim ve özel hayatın gizliliği gibi hayati bilişim etiği sorunlarının tartışılmasını zorunlu kılmaktadır.

6.ARAŞTIRMANIN AMACI

Bu çalışmanın temel amacı, Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisinin mevcut kullanım durumunu ve gelecekteki potansiyelini bilişim etiği çerçevesinde incelemektir. Araştırma, IoT kullanımının gözetim, mahremiyet, şeffaflık, gizlilik ve veri güvenliği gibi birbiriyle çelişebilen fakat her biri büyük ihtiyaç olan alanlarda yarattığı etik sorunlara dikkat çekmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, IoT teknolojisinin kurumlar ve bireysel kullanıcılar için sunduğu fırsatların yanı sıra yol açtığı tehditlerin tartışılması ve bu tehditlere karşı etik yaklaşımlı çözüm önerileri getirilmesi amaçlanmıştır.

7.YÖNTEM

7.1.Araştırma Modeli Çalışma, nitel araştırma modeline dayalı kapsamlı bir literatür taraması ve kavramsal bir derleme çalışması olarak tasarlanmıştır.

7.2.Evren ve Örneklem Çalışma ampirik bir saha araştırması olmadığı için standart bir insan katılımcı evren veya örneklemi bulunmamaktadır. Çalışmanın kapsamını; IoT teknolojisinin kullanımı sürecinde karşılaşılan gözetim, güvenlik ve gizlilik sorunları üzerine oluşturulmuş akademik literatür, sektörel raporlar ve nesnelerin interneti kullanım senaryoları oluşturmaktadır.

7.3.Veri Toplama Araçları Araştırmada veri toplama aracı olarak doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Kapsamlı bir alan yazın (literatür) taraması yapılarak, teknoloji ve iletişim etiği bağlamında mevcut akademik çalışmalar ve veriler derlenmiştir.

7.4.Verilerin Analizi Toplanan veriler içerik analizi ve doküman değerlendirmesi yöntemi ile yorumlanmıştır. IoT teknolojisinin hem kurumlar hem de bireyler için yarattığı tehditler ve sunduğu faydalar, mahremiyet ve şeffaflık zıtlığı bağlamında analiz edilerek tartışılmıştır.

8.BULGULAR ve TARTIŞMA

8.1.BULGULAR Araştırma sonucunda, Nesnelerin İnterneti’nin getirdiği veri yoğunluğunun gizliliğin yönetilmesini son derece zor bir hale getirdiği tespit edilmiştir. Tespit edilen temel gizlilik ve güvenlik tehditleri şunlardır:

  • Kimlik Saptama ve Profil Oluşturma: IoT cihazları ile toplanan çeşitli veriler entegre edilerek kullanıcıların izni olmadan detaylı profilleri çıkarılabilmektedir.
  • Konum Saptama ve İzleme: Kullanıcıların konumu ve faaliyetleri zaman ve mekân sınırı olmaksızın sürekli kaydedilebilmektedir.
  • Bağlantı ve Envanter Saldırıları: Hedefe ait akıllı nesnelerin bir envanteri çıkarılarak, kontrolsüz bilgi ifşası ve kişisel verilerin birleştirilmesi (bağlantı tehdidi) söz konusu olabilmektedir.
  • Fiziksel Güvenlik Tehdidi: IoT sisteminde meydana gelebilecek bir güvenlik ihlali, o ağa bağlı olan ev enerjisinin veya arabaların kontrolünü saldırganlara verebileceğinden sadece veri kaybına değil, insanların yaşamını doğrudan etkileyecek fiziksel zararlara da yol açabilir.

9.TARTIŞMA VE SONUÇ

  • Esneklik İhtiyacı: Mahremiyet ile şeffaflık ve gizlilik ile gözetim kavramları aynı anda bir arada bulunamayacağından, olay ve duruma göre esnek bir yaklaşım benimsenmelidir.
  • Ortak Sorumluluk: Güvenlik ve veri gizliliği konusundaki sorumluluk, sadece sistem sağlayıcılara bırakılmamalı; IoT cihazı üreticileri ve kullanıcıları tarafından paylaşılmalıdır.
  • Tasarım Yoluyla Etik (Privacy by Design): IoT kullanıcılarına farklı gizlilik dereceleri sunan, kullanıcının verilerini yönetip kontrol edebilmesine olanak tanıyan etik tasarımlar cihazların algoritmalarına üretim aşamasında gömülmelidir.
  • Farkındalık: Kullanıcıların veri toplanması ve paylaşımı hususunda haklarını bilerek dijital okuryazarlık düzeylerini artırması elzemdir.

10.İNCELEME SONUÇLARI VE ÖNERİLER

İncelediğim bu makale, Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisinin hayatımıza getirdiği kolaylıkların ardında yatan derin bilişim etiği, gözetim ve mahremiyet sorunlarını çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Çalışma, akıllı cihazların yalnızca masum birer teknolojik araç olmadığını, aynı zamanda evimizin içine kadar giren, iznimizi almadan devasa veriler toplayarak bizi şeffaflaşmaya zorlayan “panoptik” gözetim araçlarına dönüşebileceğini başarılı bir şekilde tartışmıştır.

Özellikle dikkatimi çeken ve bilişim etiği açısından en kritik bulduğum nokta, siber saldırıların IoT ile birlikte yalnızca dijital ortamda (veri hırsızlığı gibi) kalmayıp doğrudan fiziksel dünyamıza zarar verebilecek potansiyele ulaşmasıdır. Bir bilgisayar hacklendiğinde sadece dosyalarınız tehlikedeyken; IoT ağına bağlı akıllı ev sisteminiz hacklendiğinde enerjinizin kesilmesi ya da akıllı arabanızın kontrolünün başkasının eline geçmesi, durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir.

Bana göre, makalede de vurgulandığı gibi, teknoloji şirketlerinin yasal boşluklardan faydalanarak sınırsız veri toplamasına engel olacak evrensel “Bilişim Etiği” standartları acilen hukuki regülasyonlara dönüştürülmelidir. Cihazlara “tasarım aşamasında etik (privacy by design)” zorunluluğu getirilmesi çok yerinde bir öneridir. Ancak bu sorumluluk sadece bilinçli tüketici olmaları beklenerek kullanıcılara yıkılmamalı; devletler, teknoloji firmalarının gizlilik politikalarını varsayılan olarak en güvenli şekilde sunmalarını sağlamalıdır. Gelecekte IoT teknolojilerini kullanacak bireyler olarak, verilerimizin kimler tarafından ne amaçla kullanılacağını sorgulama hakkımızı aktif olarak kullanmamız gerektiğine inanıyorum.

Hazırlayan: Ali Tayyip Kandemir – 100223027

——————-   

Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.