T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: Büşra ALBAYRAK 100221033
İçindekiler
- Makalenin Adı 3
- Yazar(lar) 3
- Yıl/Sayı 3
- Makale Erişim Adresi 3
- Makale Künyesi(APA) 3
- Giriş 3
- Araştırmanın Amacı 4
- Yöntem 4
8.1. Araştırma Modeli 4
8.2. Evren ve Örneklem / Çalışma Grubu 4
8.3. Veri Toplama Araçları 4
8.4. Verilerin Analizi 5 - Bulgular 5
- Tartışma, Sonuç ve Öneriler 6
- Makale İnceleme Sonuçları ve Öneriler 6
1.Makalenin Adı
Yapay Zeka Uygulamalarında Etik Gereksinimi
2.Yazar(lar)
Mustafa KARAAĞAÇLI – Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü.
3. Yıl/Sayı
2025 / 1(1).
Makalenin geliş tarihi 25.03.2025, kabul tarihi 17.05.2025, yayın tarihi 20.07.2025’tir.
4. Makale Erişim Adresi
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4723781
5. Makale Künyesi(APA)
Karaağaçlı, M. (2025). Yapay zekâ uygulamalarında etik gereksinimi. Uluslararası Bilişim Sistemleri ve Uygulamaları Dergisi, 1(1), 1–18.
6. Giriş
Yapay zekâ, bireysel, toplumsal, ulusal ve evrensel ölçekli teknolojik, kültürel, ekonomik ve sosyal gelişmelerin tümelini etkileyen çok yönlü bir olgudur. Gıda, sağlık, ulaşım, eğitim, finans, bilişim, hizmet ve eğlence gibi alanlarda yapay zekâ temelli iş, ürün ve hizmetlerin yaygınlaştığı görülmektedir. Yapay zekâ uygulamalarının insan kontrolü ve gözetimi, teknik sağlamlık ve güvenlik, gizlilik ve veri yönetişimi, şeffaflık, çeşitlilik, ayrımcılık yapmama ve adalet, toplumsal ve çevresel gönenç katkıları ile hesap verebilirlik özelliklerine sahip olması gerekmektedir. Yapay zekâ ile birlikte işsizlik, güvenlik sorunları, savaş teknolojileri, sahte bilgi, manipülasyon ve etik ikliminin zedelenmesi gibi sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede araştırmanın problem durumunu “yapay zekâ uygulamalarında etik ilkeler nasıl olmalıdır?” sorusu oluşturmaktadır.
7. Araştırmanın Amacı
Araştırmanın genel amacı, yapay zekâ uygulamalarının etik ilkelerini betimlemektir. Bu genel amaca ulaşmak için aşağıdaki alt amaçların gerçekleştirilmesine önem verilmektedir:
- Yapay zekâyla beliren sosyal, kültürel ve ekonomik görünümü betimlemek.
- Yapay zekânın gerektirdiği formasyonlara dikkat çekmek.
- Yapay zekâyla gelen genel sorunları ortaya koymak.
- Yapay zekâ uygulamalarında etik sorunları tanıtmak.
- Yapay zekâ uygulamalarında etik ilkeleri analiz etmek.
- Yapay zekâ uygulamalarında etik ilkelerin yararlarını vurgulamak.
- Yapay zekâ iklimine fütüristik yaklaşımla bakmak.
8.Yöntem
8.1. Araştırma Modeli
Araştırma, betimsel türde tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Betimsel tarama modelinde ele alınan konuyla ilgili kritik sorulara karşılıklar aranmaktadır. Yapay zekâ uygulamalarında etik gereksinimi konusu tümdengelim düşünce biçimiyle ele alınmıştır.
8.2. Evren ve Örneklem / Çalışma Grubu
Araştırmada klasik anlamda bir evren ve örneklem grubu yer almamaktadır. Çalışma, ilgili basılı materyaller, internette bulunan sayısal bilgi kaynakları ve araştırmacının post pozitivist görüş ve gözlemlerine dayalı verilerle gerçekleştirilmiştir.
8.3. Veri Toplama Araçları
Araştırmanın amaçları doğrultusunda basılı ve elektronik bilgi kaynaklarına ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmacının post pozitivist görüş ve gözlemlerine dayalı yorumlarına yer verilmiştir.
8.4. Verilerin Analizi
Teorize bilgiler araştırmacının post pozitivist görüş ve gözlemlerine dayalı olarak yorumlanmış, yapay zekâ uygulamalarında karşılaşılan etik sorunlar ilkeler ışığında analiz edilmiştir. Araştırma, 10 Ocak 2025 ile 21 Mart 2025 tarihleri arasındaki 11 haftalık sürede gerçekleştirilmiştir.
9. Bulgular
Yapay zekâ uygulamalarının ürün ve hizmet alanları giderek çeşitlenmektedir. Yapay zekâ uygulamalarıyla uluslararası emperyalizmin ekonomik ve kültürel etkileri artmakta, konvansiyonel medya ile elektronik ve bilişim temelli medya yapı, içerik ve yöntem boyutlarında değişmektedir. Yapay zekâ işletim sistemleriyle algılama, çoklu kavramları ilişkilendirme, düşünme, akıl yürütme, görüş belirtme, sorun çözme, iletişim kurma ve karar verme formasyonları evrilmektedir.
İşlerin otomasyonuyla işini kaybedenlerin arttığı, sahte haber temelindeki gerçek dışı dezenformasyonun yayıldığı, yapay zekâ destekli silahların tehlikeli bir silahlanmayı artırdığı, duygusuzluğun tetiklendiği, özgün düşünme, yazma ve üretmedeki özelliklerin kaybolduğu, bireylerin tembelleştiği ve toplumun makineleştiği belirtilmektedir. Bunun yanında güvenlik, gizlilik, bireysel haklar ve etik sorunların arttığı, şeffaflığın karartıldığı ve yapay zekâ uygulamalarının alt dallarının giderek artacağının öngörüldüğü ifade edilmektedir.
Bireysel ve toplumsal faydalar yerine kâr ve pazarlama girişimlerinin öne çıkması, şeffaflığın karartılması, eşitliğin zedelenmesi, ayrımcılığın gözlenmesi, gizlilik ihlallerinin artması, hesap verebilirliğin ve cezasızlığın yaygınlaşması, siber güvenlik sistemlerindeki zayıflıkların belirmesi, teknik sağlamlık kalitesindeki standartsızlıklar ve insan kontrolü ile gözetimindeki güçlükler etik sorunlar arasında sıralanmaktadır.
10. Tartışma, Sonuç ve Öneriler
Yapay zekâ uygulamalarının ürün ve hizmet alanları giderek çeşitlenmekte; medya, iletişim, düşünme, karar verme ve üretim süreçlerinde önemli değişimler oluşturmaktadır. Buna karşılık iş kaybı, dezenformasyon, silahlanma, duygusuzluk, özgünlüğün kaybı, tembellik, makineleşme, güvenlik, gizlilik ve etik sorunlar da artmaktadır. Yapay zekâ uygulamalarıyla beliren sonuçların niteliklerine göre sınıflandırılıp analiz edilmesi ve bilimsel bulgular ışığında tartışılması gerekmektedir. Yapay zekâ uygulamalarında etik iklimin, güncel gelişmeler ışığında Kişisel Verileri Koruma Kanunu kapsamında yasal özel düzenlemelerle kontrol edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Yapay zekânın çalışan sayısını azaltmak ya da artırmak amacıyla değil, aynı sayıda iş görenle daha verimli, planlı, yeterli, tutarlı ve üretken çalışmak için kullanılması gerektiği belirtilmektedir. Sahte bilgi ve manipülatif girişimleri önleyici yasal düzenlemelerin yapılması, yapay zekâ uygulamalarında şeffaflığın öne çıkarılması, bireysel ve toplumsal faydanın gözetilmesi, insan haklarına saygı gösterilmesi, deepfake çıktılarının kontrol edilmesi, çevresel refahın ve biyolojik çeşitliliğin korunması, birey-toplum-demokrasi üzerindeki uzun vadeli etkilerin izlenmesi ve bireysel-toplumsal faydacılık, şeffaflık, eşitlik, ayrımcılık yapmama, hesap verebilirlik, siber güvenlik ve teknik sağlamlık ile insan kontrolü ilkelerinin tümel olarak dikkate alınması önerilmektedir.
11. Makale İnceleme Sonuçları ve Öneriler
Bu makale bilişim etiği açısından değerlendirildiğinde, yapay zekâ uygulamalarında etik yaklaşımın yalnızca genel bir ilke tartışması olmadığı, doğrudan bilişim alanının temel gereklilikleriyle ilişkili olduğu açık biçimde görülmektedir. Özellikle bilişim sistemlerinin güvenli, denetlenebilir, adil, şeffaf ve insan yararını gözeten bir yapıda tasarlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Makalede yapay zekâ uygulamalarında etik gereksinimlerin; bireysel ve toplumsal faydacılık, şeffaflık, eşitlik, ayrımcılık yapmama, gizlilik, hesap verebilirlik, siber güvenlik ve teknik sağlamlık ile insan kontrolü ilkeleri etrafında toplandığı belirtilmektedir. Bu ilkeler aslında bilişim alanındaki temel zorunluluklara karşılık gelmektedir; çünkü bir bilişim sistemi yalnızca çalışıyor olmasıyla yeterli kabul edilemez, aynı zamanda kişisel ve kurumsal verileri koruması, karar süreçlerinin anlaşılabilir olması, ayrımcı sonuçlar üretmemesi, güvenlik açıklarına karşı dayanıklı olması ve gerektiğinde sorumluluğunun izlenebilir olması gerekir. Makalede özellikle gizlilik ilkesinin kişisel ve kurumsal veri korumasını öne çıkardığı, bu nedenle ulusal ve uluslararası düzeyde uygun yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir. Benzer biçimde siber güvenlik ve teknik sağlamlık ilkesi, bilişim güvenlik sistemlerindeki zayıflıkların giderilmesini; şeffaflık ilkesi, algoritmik süreçlerin açıklanabilir olmasını; hesap verebilirlik ilkesi ise yapay zekâ tabanlı sistemlerin sonuçlarından doğan sorumluluğun belirsiz bırakılmamasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca insan kontrolü ilkesinin vurgulanması, bilişim teknolojilerinin tamamen otonom ve sınırsız biçimde değil, insan denetimi altında geliştirilmesi ve kullanılması gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle bu çalışma, bilişim etiği açısından yapay zekâ sistemlerinin yalnızca teknik başarıyla değil, veri güvenliği, algoritmik adalet, açıklanabilirlik ve insan denetimi ölçütleriyle değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Hazırlayan: Büşra ALBAYRAK 100221033
——————-
Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.
Marmara Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi 3. sınıf öğrencisi olarak, özellikle modern web ve mobil teknolojileri üzerine yoğunlaşan bir yazılım geliştiriciliğine odaklanıyorum. PHP, MySQL ve JavaScript (React, Vue) ekosistemlerinde yetkinlik kazanırken, Flutter ile mobil uygulama geliştirme süreçlerini aktif olarak yürütüyor; GDG on Campus Marmara’daki Teknik Ekip Liderliği görevim ve kurumsal düzeydeki staj tecrübelerimle teknik altyapımı sürekli güçlendiriyorum. Yazılım mimarisi, veritabanı yönetimi ve kullanıcı deneyimi odaklı çözümler üretmeyi merkeze alarak, sektörel standartlarda projeler geliştirmeye ve güncel teknoloji yığınlarını profesyonel süreçlere entegre etmeye devam ediyorum.
