T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan:ULAŞCAN ÇOBAN – 100222032

İçindekiler

  1. Makalenin Adı 3
  2. Yazar(lar) 3
  3. Makale Erişim Adresi 3
  4. Makale Künyesi (APA) 3
  5. Makale Özeti 3
  6. Giriş 4
  7. Araştırmanın Amacı 4
  8. Yöntem 4
    8.1. Araştırma Modeli 4
    8.2. Evren ve Örneklem / Çalışma Grubu (VERİ KAYNAKLARI) 5
    8.3. Veri Toplama Araçları 5
    8.4. Verilerin Analizi 5
  9. Bulgular 5
  10. Tartışma, Sonuç ve Öneriler 6
  11. Makale İnceleme Sonuçları ve Öneriler 7

1. Makalenin Adı

Yapay Zekâya Dair Etik Sorunlar

2. Yazar(lar)

Nazan YEŞİLKAYA 

3. Makale Erişim Adresi

https://dergipark.org.tr/tr/pub/sarkiat/article/1189864

4. Makale Künyesi (APA)

Yeşilkaya, Nazan. “Yapay Zekaya Dair Etik Sorunlar”. Şarkiyat 14/3 (January 1, 2023): 948-963. https://doi.org/10.26791/sarkiat.1189864.

5. Makale Özeti

Bilim kurgunun karanlık vizyonlarını bilim gerçekliğine dönüştürebilen insan-dışı zekânın etik sorunları, akıllı makineler yaygın hâle geldikçe çoğalmakta ve popüler ilgi odağı haline gelmektedir. Yapay zekâ (YZ) algoritmaları ya da düşünen makineler, modern yaşamın ciddi yükümlülüklerini üstlenerek sosyal yaşamın vazgeçilmez bir evresi olmaya doğru yol alırken bir takım etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Dönüştürücü teknoloji olarak lanse edilen YZ destekli sistemlerle ilgili tematik sorunların yer aldığı bu çalışmada, YZ’nin sorumluluk alanlarının ve YZ ile ilgili etik kaygı ve sorunların neler olduğunun netleştirilmesi konu edilmiştir. YZ’nin geleneksel ahlak kavramlarımızı, etik yaklaşımlarımızı ve ahlak teorilerimizi yeniden tanımlama potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekilen makalede, YZ tasarımında etik ilkelere duyulan ihtiyaç, teknoloji alanındaki güncel araştırmalardan örneklerle ortaya konuyor. Yeni teknolojilerin ve teknolojik süreçlerin tasarım, dağıtım ve kontrolünün makinelere aktarıldığı bir döneme hızla yaklaştığımızı vurgulayan bu çalışmanın amacı, inovasyon hızına bağlı olarak oluşabilecek teknolojik başıboşluğun önüne geçmektir. Makale hem politika yapıcıları hem de yasa koyucuları, YZ’de ortaya çıkan etik sorunları çözmek ve endişeleri hafifletmek için felsefenin rehberliğinde etik değerleri ve ilkeleri titizlikle YZ’ye işlemeye çağırmaktadır

Anahtar Sözcükler: Felsefe Tarihi, Etik, Yapay Zekâ Etiği, Yapay Zekânın Etik Sorunları, Yapay Zekâya Dair Kaygılar.

6. Giriş

Yapay zekâ teknolojileri, Alan Turing’in makinelerin düşünme kapasitesini sorgulamasından bu yana muazzam bir gelişim göstermiştir. Günümüzde hayatın her alanına entegre olan bu sistemler, verimliliği artırırken beraberinde ciddi etik belirsizlikler getirmektedir. Makinelerin “karar verme” yetisi kazandığı bu yeni dönemde, bu kararların adilliği, tarafsızlığı ve doğruluğu bilişim etiğinin en temel tartışma noktalarından biridir. Makale, yapay zekâyı sadece fonksiyonel bir teknoloji olarak değil, toplumsal değerleri ve bireysel hakları etkileyen etik bir fenomen olarak incelemektedir.

7. Araştırmanın Amacı

Bu çalışmanın amacı, yapay zekâ teknolojilerinin kullanım sürecinde ortaya çıkan temel etik sorunları akademik bir çerçevede tanımlamak ve bu sorunların yönetilmesine dair çözüm yolları sunmaktır. Araştırma özellikle sorumluluk, mahremiyet, önyargı ve yapay zekânın gelecekteki hukuki statüsü (elektronik kişilik) gibi kavramlara odaklanarak teknoloji dünyası için bir etik farkındalık yaratmayı hedeflemektedir.

8. Yöntem

8.1. Araştırma Modeli

Çalışma, nitel araştırma desenlerinden olan literatür taraması modeline uygun olarak yapılandırılmıştır. Konuyla ilgili mevcut teoriler, etik ilkeler ve güncel akademik tartışmalar doküman incelemesi yoluyla sentezlenmiştir.

8.2. Evren ve Örneklem / Çalışma Grubu (VERİ KAYNAKLARI)

Araştırmanın veri kaynaklarını; yapay zekâ etiği üzerine yazılmış ulusal ve uluslararası makaleler, teknolojik bildirgeler ve hukuki düzenlemeler oluşturmaktadır. Çalışmada herhangi bir canlı denek grubu kullanılmamış, akademik dokümanlar temel analiz birimi olarak kabul edilmiştir.

8.3. Veri Toplama Araçları

Veriler; DergiPark, Google Scholar ve akademik kütüphaneler üzerinden yapılan sistematik taramalarla elde edilmiştir. “Yapay zekâ etiği”, “algoritmik adalet” ve “sorumluluk” gibi kavramlar anahtar kelime olarak kullanılmıştır.

8.4. Verilerin Analizi

Elde edilen dokümanlar içerik analizine tabi tutularak; teknik, ahlaki ve hukuki sorunlar başlıkları altında kategorize edilmiştir. Sorumluluk ve etik ihlallere dair bulgular bu analizler sonucunda netleştirilmiştir.

9.Bulgular

Yapılan literatür taraması sonucunda elde edilen temel bulgular şunlardır:

  • Algoritmik Önyargı: Yapay zekâ sistemleri, beslendikleri verilerdeki insan önyargılarını kopyalayarak azınlık gruplara karşı ayrımcı kararlar üretebilmektedir.
  • Şeffaflık Eksikliği: Karmaşık algoritmaların bir karara nasıl vardığının açıklanamaması (kara kutu), hesap verebilirlik ilkesini zayıflatmaktadır.
  • Mahremiyet İhlali: Devamlı veri toplayan bu sistemlerin, bireysel mahremiyete yönelik izinsiz müdahaleleri en büyük etik risklerden biri olarak saptanmıştır.
  • Hukuki Belirsizlik: Yapay zekânın bir hata yapması durumunda sorumluluğun yazılımcı, kullanıcı veya sistem arasında paylaştırılması konusunda henüz net bir yasal çerçeve bulunmamaktadır.

10. Tartışma, Sonuç ve Öneriler

Makalede yürütülen tartışmaların odağında, yapay zekânın (YZ) teknik bir mükemmellikten ziyade etik bir “belirsizlik” alanı olduğu gerçeği yer almaktadır. Yazarın literatür üzerinden sunduğu en çarpıcı tartışma, yapay zekânın bir “özne” mi yoksa “araç” mı olduğu üzerinedir. Günümüzde YZ sistemlerinin kendi başına karar verebilme yetisi, klasik hukuk ve etik anlayışındaki “sorumluluk” kavramını sarsmaktadır. Eğer bir algoritma, bir insanın hayatını etkileyen hatalı bir karar verirse (örneğin eğitimde bir öğrencinin geleceğini etkileyecek yanlış bir yönlendirme veya tıbbi bir hata), bu hatanın ahlaki ve hukuki muhatabının kim olacağı makalede derinlemesine tartışılmıştır.

Tartışılan bir diğer kritik husus ise “Kara Kutu” (Black Box) problemidir. Derin öğrenme algoritmalarının ulaştığı sonuçların “neden” ve “nasıl” oluştuğunun, bizzat geliştiriciler tarafından bile tam olarak açıklanamaması, eğitimde ve sosyal hayatta ihtiyaç duyulan “hesap verebilirlik” ilkesini zayıflatmaktadır. Yazar, bu noktada teknolojinin asla tarafsız olmadığını; aksine tasarımcısının değer yargılarını ve beslendiği veri setlerinin önyargılarını (ırkçılık, cinsiyetçilik vb.) bünyesinde barındırdığını vurgulamaktadır.

Sonuç olarak; yapay zekâ, etik bir zemin üzerine inşa edilmediği sürece “mutlak bir yardım” aracı olmaktan çıkıp, toplumsal adaletsizlikleri derinleştiren bir “etik cehenneme” dönüşme riski taşımaktadır. Makalenin ulaştığı en temel çıkarım; YZ sistemlerinin bir bilince veya vicdana sahip olmadığı, dolayısıyla etik sorumluluğun asla bir algoritmaya devredilemeyeceği, sorumluluğun her zaman o sistemi geliştiren ve kullanan insanda kalması gerektiğidir.

Öneriler:

  • Etik Odaklı Tasarım (Ethics-by-Design): Yapay zekâ sistemleri sadece verimlilik odaklı değil, daha kodlama aşamasındayken şeffaflık, adalet ve mahremiyet ilkeleri gözetilerek tasarlanmalıdır.
  • Açıklanabilir Yapay Zekâ (XAI): Algoritmaların bir sonuca nasıl vardığını kullanıcıya mantıklı bir dille açıklayabilen sistemlerin geliştirilmesi zorunlu hale getirilmelidir.
  • Eğitimde Farkındalık: Sadece teknik personelin değil, son kullanıcı olan öğretmen ve öğrencilerin de YZ araçlarını kullanırken karşılaşabilecekleri etik riskler (yanlış bilgi üretimi, veri gizliliği vb.) konusunda “Yapay Zekâ Okuryazarlığı” seviyeleri artırılmalıdır.
  • Denetim Mekanizmaları: Algoritmik önyargıları düzenli olarak test eden ve etik ihlalleri raporlayan bağımsız denetim kurulları oluşturulmalıdır.

 

11. Makale İnceleme Sonuçları ve Öneriler

Bu makaleyi Marmara Üniversitesi BÖTE bölümü son sınıf öğrencisi ve geleceğin bilişim profesyoneli kimliğimle incelediğimde, yapay zekânın eğitimdeki pedagojik fırsatlarının ancak güçlü bir etik bilinçle korunabileceğini görmekteyim. Makaleden çıkardığım en kişisel sonuç; teknolojinin sadece “nasıl yapıldığını” değil, “neden ve hangi değerlerle yapılması gerektiğini” sorgulamanın mesleki ahlakımızın bir parçası olduğudur.

Özellikle makaledeki “sorumluluk kullanıcıdadır” vurgusu, biz bilişimciler için büyük bir uyarı niteliğindedir. Mezuniyet sonrası dahil olacağım projelerde; kullanılan veri setlerinin tarafsızlığını sorgulamayı, öğrenci verilerinin mahremiyetini sadece bir “yasal prosedür” olarak değil bir “insan hakkı” olarak görmeyi ve algoritmaların şeffaf olmasını sağlamayı temel sorumluluğum olarak kabul ediyorum.

Eğitim fakültelerindeki müfredatların, yapay zekâ araçlarının kullanımının ötesine geçerek; bu araçların etik sınırlarını, algoritmik adaleti ve veri madenciliğinin risklerini içeren uygulamalı etik dersleriyle zenginleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Nazan Yeşilkaya’nın bu çalışması, bizlere teknolojiyi yönetirken insani değerleri merkeze almamız gerektiğini hatırlatan çok kıymetli bir rehber olmuştur.

Hazırlayan: ULAŞCAN ÇOBAN – 100222032

——————-   

Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.