MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: Ebru Zeynep ŞAHİN 100221010
Öğretim Üyesi: Öğr. Gör. Cahit CENGİZHAN
MAKALE ADI
Yapay Zekâ Etiği: Temel İlkeler, Sorunlar ve Disiplinlerarası Yaklaşımlar
YAZARLAR
Dr. Öğr. Üyesi Sermin Asıl
MAKALE KÜNYESİ
Asıl, S. (2025). Yapay Zekâ Etiği: Temel İlkeler, Sorunlar ve Disiplinlerarası Yaklaşımlar. İNİF E-Dergi, 10(1), 152–175.
MAKALE ERİŞİM ADRESİ
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/4458533
MAKALE ÖZETİ
Bu çalışma, yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan etik sorunları ele almayı ve bu sorunların bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Yapay zekâ (YZ), özellikle otonomi, sorumluluk, mahremiyet, ayrımcılık ve güvenlik gibi alanlarda karmaşık etik ikilemler yaratmakta, bu teknolojilerin tüm süreçlerde etkisi giderek daha önemli bir araştırma konusu haline gelmektedir.
Sistematik literatür taraması yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışma, yapay zekâ sistemlerinin etik risklerini, insan-makine etkileşiminden doğan ahlaki soruları ve veri gizliliği, sorumluluk ile dijital adalet gibi kavramlar etrafındaki etik zorlukları tartışmaktadır. Araştırmada, Web of Science veri tabanından ulaşılan ve 2024 yılında yayımlanmış yapay zekâ etiği ile ilgili 8 makale incelenmiştir.
İncelenen çalışmalar, yapay zekânın mahremiyetin ihlali, veri istismarı, önyargılı algoritmalar ve sorumluluk dağılımı gibi konularda önemli etik sorunlara yol açtığını göstermektedir. Ayrıca yapay zekâ sistemlerinin otonom karar alma kapasitesinin etik sınırları zorladığı ve bu teknolojilerin bireyler ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerinin giderek arttığı görülmektedir.
Çalışmanın bulguları, yapay zekâ uygulamalarının güvenli, adil ve etik ilkelere uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini vurgulamakta ve bu alanda uluslararası işbirliğine dayalı düzenlemelerin önemini ortaya koymaktadır.
GİRİŞ
Yapay zekâ teknolojileri günümüzde birçok alanda hızlı bir şekilde gelişmekte ve günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelmektedir. Sağlık, eğitim, finans, güvenlik ve enerji gibi pek çok sektörde kullanılan yapay zekâ sistemleri, karar verme süreçlerinde giderek daha etkili hale gelmektedir. Bu durum yapay zekânın yalnızca teknolojik bir araç değil aynı zamanda toplumsal etkileri olan bir olgu olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Yapay zekâ sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte etik tartışmalar da önem kazanmıştır. Özellikle algoritmaların büyük veri setleri üzerinden çalışması, veri gizliliği ve mahremiyet konularında önemli riskler doğurabilmektedir. Ayrıca kullanılan veri setlerinde yer alan önyargılar algoritmaların kararlarına da yansıyabilmekte ve bazı birey veya grupların dezavantajlı duruma düşmesine neden olabilmektedir.
Bir diğer önemli konu ise yapay zekâ sistemlerinin şeffaflığıdır. Yapay zekâ algoritmalarının nasıl çalıştığı çoğu zaman kullanıcılar tarafından anlaşılmamaktadır. Bu durum, alınan kararların doğruluğu ve güvenilirliği konusunda soru işaretleri oluşturmaktadır. Özellikle sağlık, bankacılık ve kamu hizmetleri gibi kritik alanlarda kullanılan yapay zekâ sistemlerinin şeffaf ve denetlenebilir olması büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda yapay zekâ etiği, teknolojinin insan hakları, adalet ve toplumsal değerler ile uyumlu şekilde geliştirilmesini sağlayan önemli bir araştırma alanı haline gelmiştir. Makale, yapay zekâ etiği ile ilgili güncel çalışmaları inceleyerek bu alandaki temel sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
ARAŞTIRMANIN AMACI
Yapay zekâ teknolojilerinin bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini inceleyerek hem sağladığı faydaları değerlendirmek hem de ortaya çıkabilecek etik riskleri analiz etmektir. Bu doğrultuda çalışma, yapay zekâ uygulamalarının oluşturabileceği etik sorunları belirlemeyi ve bu sorunların nasıl yönetilebileceğine ilişkin literatürde yer alan yaklaşımları incelemeyi hedeflemektedir.
Ayrıca bu araştırma, yapay zekâ teknolojilerinin güvenli, adil ve etik ilkeler çerçevesinde geliştirilmesine katkı sağlayacak bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışma; teknoloji geliştiriciler, politika yapıcılar ve araştırmacılar için yapay zekâ sistemlerinin etik açıdan sorumlu bir şekilde tasarlanması ve uygulanmasına yönelik farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.
YÖNTEM
Bu araştırmada sistematik literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Sistematik literatür taraması, belirli bir konu hakkında yapılmış akademik çalışmaların önceden belirlenen kriterlere göre seçilmesi, incelenmesi ve analiz edilmesi sürecini kapsamaktadır. Bu yöntem, mevcut literatürü sistematik bir biçimde değerlendirerek araştırma konusuna ilişkin genel eğilimleri, temel sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Araştırma deneysel bir çalışma niteliğinde olmadığından klasik anlamda deney ve kontrol grupları bulunmamaktadır. Bunun yerine, yapay zekâ etiği alanında yayımlanmış akademik çalışmalar inceleme kapsamına alınmış ve bu çalışmalar üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Makale deneysel bir hipotez testine dayanmamakta; literatürde yer alan çalışmaların incelenmesi yoluyla yapay zekâ etiği alanındaki temel etik sorunların ortaya konulmasını hedeflemektedir.
Sistematik literatür taraması yöntemi; planlama, uygulama ve raporlama olmak üzere üç temel aşamadan oluşmaktadır (Brereton vd., 2007, s. 572). Bu aşamalar araştırmanın sistematik bir biçimde yürütülmesini sağlayarak çalışmanın güvenilirliğini ve tekrarlanabilirliğini artırmaktadır.
Araştırmanın Planlaması
Planlama aşamasında araştırmanın temel amacı ve araştırma soruları belirlenmiştir. Bununla birlikte, çalışmaya dahil edilecek ve dışlanacak akademik çalışmalar için belirli kriterler oluşturulmuştur. Ayrıca tarama sürecinde kullanılacak veri tabanı ve anahtar kelimeler de bu aşamada belirlenmiştir.
Araştırmanın temel amacı, yapay zekâ etiği alanında öne çıkan etik sorunları belirlemek ve bu sorunlara yönelik geliştirilen yaklaşımları incelemektir.
Bu doğrultuda araştırmada aşağıdaki araştırma soruları ele alınmıştır:
S1: Farklı alanlarda öne çıkan yapay zekâ etiği ile ilgili sorunlar nasıl çeşitlenmektedir?
S2: Yapay zekâ algoritmalarındaki önyargı ve şeffaflık eksikliği hangi etik sorunlara yol açmaktadır ve bu sorunların önlenmesi için ne tür yaklaşımlar geliştirilmiştir?
S3: Yapay zekânın veri gizliliği ve güvenliği üzerindeki etkileri nelerdir? Kullanıcıların bu konudaki kaygılarını azaltmak için hangi önlemler alınabilir?
S4: Yapay zekâ sistemlerinde hesap verebilirlik ve sorumluluk alanındaki etik ikilemler nelerdir? Bu ikilemleri çözmek için hangi düzenlemeler gereklidir?
S5: Yapay zekâ sistemlerinin karar süreçlerinde etik değerlerin korunmasını sağlamak için hangi ilkeler geliştirilmelidir ve bu ilkelerin uygulanabilirliği nasıl sağlanabilir?
Araştırmanın Uygulanması
Araştırma kapsamında veri toplama ve literatür tarama süreci Web of Science veri tabanı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama süreci 1–14 Kasım 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı doğrultusunda veri tabanında “artificial intelligence ethics” anahtar kelimesi kullanılarak tarama yapılmıştır. Tarama sonucunda elde edilen çalışmalar belirli dahil etme ve dışlama kriterlerine göre filtrelenmiştir.
Veri toplama sürecinde kullanılan kriterler aşağıdaki gibidir:
- Open Access filtresi uygulanarak yalnızca tam metnine erişilebilen çalışmalar seçilmiştir.
- Yalnızca 2024 yılına ait yayınlar araştırma kapsamına dahil edilmiştir.
- Doküman türü olarak yalnızca “article” kategorisindeki çalışmalar dikkate alınmıştır.
- Veri setinde yer alan tekrar eden çalışmalar araştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.
Bu kriterler doğrultusunda elde edilen çalışmalar araştırma kapsamında incelenmiş ve analiz edilmiştir.
Araştırmanın Raporlanması
Araştırmanın raporlama süreci, literatür taraması sonucunda elde edilen bulguların sistematik bir biçimde sunulmasını sağlamak amacıyla yapılandırılmıştır. Bu süreçte incelenen akademik çalışmalar belirli temalar doğrultusunda sınıflandırılmış ve analiz edilmiştir.
Kategorilere ayırma sürecinde araştırma soruları temel bir çerçeve olarak kullanılmıştır. Araştırma soruları, literatürden elde edilen bulguların düzenlenmesi ve yorumlanmasında rehberlik etmiştir. Bu yaklaşım, hem bulguların sistematik bir şekilde sunulmasını hem de araştırma sorularına doğrudan yanıt verilmesini mümkün kılmıştır.
Bu doğrultuda çalışmalar aşağıdaki temalara göre sınıflandırılmıştır:
- Farklı alanlarda yapay zekâ etiği ile ilgili ortaya çıkan sorunlar
- Yapay zekâ algoritmalarındaki önyargı ve şeffaflık eksikliğinin etik sonuçları
- Yapay zekânın veri gizliliği üzerindeki etkileri ve kullanıcıların kaygılarını azaltmaya yönelik stratejiler
- Yapay zekâ sistemlerinde ortaya çıkan etik ikilemler ve düzenleme önerileri
- Etik değerlerin korunmasını sağlamak amacıyla geliştirilen etik ilkeler
- Yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal ve kültürel bağlamdaki etkileri
BULGULAR
- Analiz sonucunda yapay zekâ sistemlerinin etik açıdan çeşitli riskler barındırdığı ve bu risklerin özellikle önyargı, şeffaflık, veri gizliliği, hesap verebilirlik ve toplumsal etkiler alanlarında yoğunlaştığı görülmüştür.
- Yapay zekâ teknolojilerinin farklı sektörlerde kullanılmasıyla birlikte çeşitli etik sorunların ortaya çıktığını göstermektedir. Özellikle sağlık, finans, güvenlik ve kamu yönetimi gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ sistemleri insanların yaşamlarını doğrudan etkileyebilecek kararlar alabilmektedir.
- En sık vurgulanan etik sorunlardan biri algoritmik önyargı (algorithmic bias) problemidir. Yapay zekâ sistemleri genellikle geçmiş verilere dayanarak eğitildiği için, bu verilerde bulunan önyargılar algoritmaların kararlarına da yansıyabilmektedir. Bu durum özellikle işe alım sistemleri, kredi değerlendirme algoritmaları ve yüz tanıma sistemlerinde ayrımcılık riskini artırmaktadır.
- Literatürde yer alan çalışmalar, kullanıcı verilerinin izinsiz şekilde toplanması, analiz edilmesi veya üçüncü taraflarla paylaşılması gibi durumların etik sorunlara yol açabileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin kullanıcı verilerini geniş çapta toplaması ve analiz etmesi, bireylerin mahremiyetinin ihlal edilmesi riskini artırmaktadır.
- Bir yapay zekâ sisteminin verdiği kararın olumsuz sonuçlar doğurması durumunda sorumluluğun kime ait olacağı önemli bir tartışma konusudur.Algoritmayı geliştiren yazılım geliştiriciler, sistemi kullanan kurumlar ve sistemi eğiten veri setleri bu süreçte sorumluluğun paylaşılması gereken unsurlar olarak değerlendirilmektedir.
- Yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca teknik değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel etkiler yarattığını göstermektedir. Otomasyonun artması bazı mesleklerin ortadan kalkmasına veya dönüşmesine neden olabilmektedir.
TARTIŞMA VE SONUÇ
Araştırma kapsamında gerçekleştirilen sistematik literatür taraması, yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan etik sorunların giderek daha fazla önem kazandığını göstermektedir. Yapay zekâ sistemlerinin farklı alanlarda yaygın şekilde kullanılmaya başlanması, bu teknolojilerin yalnızca teknik açıdan değil aynı zamanda etik, hukuki ve toplumsal açıdan da değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.Literatür incelemesi sonucunda özellikle algoritmik önyargı, veri gizliliği, şeffaflık eksikliği ve hesap verebilirlik sorunlarının yapay zekâ etiği alanında en çok tartışılan konular arasında yer aldığı görülmüştür. Bu sorunlar, yapay zekâ sistemlerinin güvenilirliği ve toplum tarafından kabul edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Özellikle algoritmik önyargı sorunu, veri setlerinin temsil gücü ve çeşitliliği ile doğrudan ilişkilidir. Eğitilen veri setlerinde bulunan toplumsal önyargılar algoritmalar tarafından öğrenilebilmekte ve bu durum yapay zekâ sistemlerinin ayrımcı kararlar vermesine neden olabilmektedir. Bu nedenle veri setlerinin dikkatli bir şekilde seçilmesi ve algoritmaların düzenli olarak denetlenmesi önem taşımaktadır.
Bunun yanı sıra yapay zekâ sistemlerinin karar süreçlerinin şeffaf olmaması, kullanıcıların bu sistemlere duyduğu güveni azaltabilmektedir. Şeffaflık ve açıklanabilirlik ilkelerinin benimsenmesi, yapay zekâ sistemlerinin daha güvenilir ve etik bir şekilde kullanılmasını sağlayabilir.
Sonuç olarak yapay zekâ teknolojilerinin insan hayatında giderek daha fazla yer alması, bu teknolojilerin geliştirilmesi sürecinde etik ilkelerin dikkate alınmasını zorunlu hale getirmektedir. Yapay zekâ sistemlerinin tasarımında şeffaflık, adalet, güvenlik ve hesap verebilirlik gibi temel etik ilkelerin gözetilmesi, hem bireylerin haklarının korunması hem de teknolojinin topluma fayda sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır.
İNCELEME SONUÇLARI VE ÖNERİLER
Genel olarak değerlendirildiğinde, yapay zekâ teknolojilerinin gelecekte hayatımızdaki rolünün daha da artacağı açıktır. Bu nedenle makalede de vurgulandığı gibi konunun yalnızca teknik boyutuyla ele alınması yeterli değildir. Yapay zekânın aynı zamanda sosyolojik ve etik boyutları da bulunmaktadır. Yapay zekâ sistemleri insanların hayatını doğrudan etkileyen kararlar verebildiği için, bu sistemlerin geliştirilmesi sürecinde toplumsal değerlerin ve insan merkezli yaklaşımların da dikkate alınması gerekir. Bu nedenle yapay zekâ konusunun bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
- Yapay zekâ sistemleri geliştirilirken etik ilkelerin tasarım sürecinin başından itibaren dikkate alınması gerekir. Teknoloji geliştiriciler yalnızca teknik başarıya değil, sistemlerin toplumsal etkilerine de odaklanmalıdır.
- Algoritmaların nasıl karar verdiğini açıklayabilen daha şeffaf sistemlerin geliştirilmesi önemlidir. Böylece kullanıcıların bu teknolojilere olan güveni artırılabilir.
- Yapay zekâ uygulamalarında kullanılan veri setlerinin dikkatli seçilmesi ve düzenli olarak denetlenmesi gerekir. Bu durum algoritmik önyargıların azaltılmasına yardımcı olabilir.
- Kullanıcıların kişisel verilerinin korunması konusunda daha güçlü önlemler alınmalıdır. Veri toplama ve kullanma süreçleri açık bir şekilde kullanıcılarla paylaşılmalıdır.
- Yapay zekâ teknolojileri konusunda toplumda farkındalık oluşturulması önemlidir. Eğitim kurumlarında yapay zekâ ve teknoloji etiği konularına daha fazla yer verilmesi bireylerin bu sistemleri daha bilinçli kullanmasına katkı sağlayabilir.Sorumlu kullanım kısmının daha yaygınlaşması gerektiğini düşünüyorum.
Hazırlayan: Ebru Zeynep ŞAHİN 100221010

Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.

Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nden 1991 yılında mezun olduktan sonra Uşak Endüstri Meslek Lisesi’nde Teknik öğretmen olarak göreve başladı. 1993 Yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Eğitim Bölümünde araştırma görevlisi olarak akademik çalışmalara başladı. 1998 yılında M.Ü. Teknoloji Eğitimi Yüksek Lisansı, 1999 yılında İ.Ü. İşletme Davranış Bilimleri Yüksek lisans tezlerini vererek başarıyla mezun oldu. 2001 yılından itibaren Marmara Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam etmektedir. Yürüttüğü dersler arasında temel bilgisayar eğitimi, bilgisayar donanımı, bilgisayar ağları ve haberleşme, işletim sistemleri, web tabanlı programlama, açık kaynak kodlu yazılımlar, uzaktan eğitim, içerik geliştirme, eğitim yönetim sistemleri dersleri yer almaktadır. 2011-2016 yılları arası Atatürk Eğitim Fakültesi ve birimleri internet sayfaları, 2013-2015 yılları arasında Marmara üniversitesi internet sayfaları ve akademik idari birimler web sayfaları koordinatörü olarak görev yapmıştır. Çok sayıda seminer ve konferansta bildiri sunmuş, konuşmacı olarak katkı sağlamış, düzenleme ve yürütme kurullarında görevler almıştır. Akademik dergi, kongre, sempozyum, kurumsal ve kişisel web sayfaları hazırlayarak yayınlamıştır. ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Baş Denetçi Sertifikası sahibidir.

