T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: İrem Hatun TEK 100222006

İçindekiler

  1. MAKALE ADI 1
  2. YAZAR(LAR) 1
  3. MAKALE KÜNYESİ 1
  4. MAKALE ERİŞİM ADRESİ 1
  5. ANAHTAR KELİMELER. 2
  6. GİRİŞ. 2
  7. ARAŞTIRMANIN AMACI 2
  8. YÖNTEM.. 2

8.1. ARAŞTIRMA MODELİ 2

8.2. EVREN ÖRNEKLEM / ÇALIŞMA GRUBU.. 2

8.3. VERİ TOPLAMA ARACI 2

8.4. VERİLER ve TOPLANMASI / UYGULAMA SÜRECİ 3

8.5. VERİLERİN ANALİZİ 3

  1. BULGULAR ve TARTIŞMA. 3

9.1. BULGULAR. 3

9.2. TARTIŞMA VE SONUÇ.. 3

  1. SONUÇ VE ÖNERİLER. 3

   11. KİŞİSEL SONUÇ   4

 

 

1. MAKALE ADI

Yapay Zeka Etiği Tartışmaları için Bazı Tarihsel-Kavramsal Önbilgiler

2. YAZAR(LAR)

Gülay Halidi

3. MAKALE KÜNYESİ

Halidi, G. (2022). Yapay Zeka Etiği Tartışmaları için Bazı Tarihsel-Kavramsal Önbilgiler. İzlik Dergisi, 9(4), 155–163.

4. MAKALE ERİŞİM ADRESİ

https://izlik.org/JA95NF97UJ

5. ANAHTAR KELİMELER

Yapay zekâ, robot, otomat, siborg, biyonik, biyoetik, teknoloji etiği, insan-makine ilişkisi, etik tartışmalar, dijital dönüşüm.

6. GİRİŞ

Teknolojik gelişmelerin hız kazanmasıyla birlikte yapay zekâ, günümüz dünyasında en çok tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. Yapay zekâ sistemleri yalnızca teknik bir yenilik değil; aynı zamanda toplumsal, kültürel ve etik dönüşümlere neden olan bir olgudur. İnsan yaşamının farklı alanlarına dahil olan bu teknolojiler, beraberinde etik sorunları da gündeme getirmiştir.

Makale, yapay zekâ etiğine yönelik tartışmaların sağlıklı yürütülebilmesi için kavramsal ve tarihsel bir altyapının gerekli olduğunu savunmaktadır. Bu doğrultuda yapay zekâ ile ilişkili temel kavramların kökenleri incelenerek etik değerlendirmelere temel oluşturulmaktadır.

7. ARAŞTIRMANIN AMACI

Bu çalışmanın amacı, yapay zekâ etiği tartışmalarını daha anlaşılır hale getirmek için yapay zekâ ile ilişkili kavramların tarihsel, kavramsal ve etimolojik gelişimini açıklamaktır. Ayrıca yapay zekâ teknolojisinin insan, toplum ve doğa üzerindeki etkilerinin biyoetik perspektiften değerlendirilmesi hedeflenmektedir.

8. YÖNTEM

8.1. ARAŞTIRMA MODELİ

Çalışma, literatür incelemesine dayalı nitel bir araştırmadır. Kavramsal analiz yöntemi kullanılarak yapay zekâ ile ilgili kavramların tarihsel gelişimi incelenmiştir.

8.2. EVREN ÖRNEKLEM / ÇALIŞMA GRUBU

Araştırmada belirli bir örneklem grubu bulunmamaktadır. Çalışma, yapay zekâ kavramına ilişkin tarihsel süreçleri ve teorik yaklaşımları kapsayan akademik kaynaklar üzerinden yürütülmüştür.

8.3. VERİ TOPLAMA ARACI

  • Akademik literatür kaynakları
  • Felsefi ve etik yaklaşımlar
  • Yapay zekâ tarihi ile ilgili kuramsal çalışmalar
  • Biyoetik alanındaki akademik değerlendirmeler

8.4. VERİLER ve TOPLANMASI / UYGULAMA SÜRECİ

Makale kapsamında veriler, yapay zekâ ile ilgili tarihsel ve kavramsal kaynakların incelenmesi yoluyla elde edilmiştir. Otomat, robot, siborg ve biyonik gibi kavramların tarihsel kökenleri analiz edilerek yapay zekâ etiği bağlamında yorumlanmıştır.

8.5. VERİLERİN ANALİZİ

Veriler kavramsal analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Kavramların anlam değişimleri ve tarihsel gelişimleri incelenerek etik tartışmalar açısından yorumlanmıştır.

9. BULGULAR ve TARTIŞMA

9.1. BULGULAR

  • Yapay zekâ yalnızca teknik bir gelişme değil, toplumsal dönüşüm yaratan bir olgudur.
  • Yapay zekâ kavramı tarihsel olarak otomat düşüncesine kadar uzanmaktadır.
  • Robot ve siborg kavramları insan–makine ilişkisini yeniden tanımlamaktadır.
  • Biyonik yaklaşım, biyolojik sistemlerle teknolojinin birleşimini ifade etmektedir.
  • Yapay zekâ uygulamalarının değerlendirilmesinde biyoetik önemli bir rehberdir.
  • Etik tartışmaların sağlıklı yapılabilmesi için kavramsal netlik gereklidir.

9.2. TARTIŞMA VE SONUÇ

Makale, yapay zekâ teknolojisinin yalnızca mühendislik alanıyla sınırlı olmadığını; etik, felsefi ve toplumsal boyutlarının da bulunduğunu ortaya koymaktadır. İnsan ve makine arasındaki sınırların giderek belirsizleşmesi, yeni etik sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi ve kullanılması sürecinde biyoetik ilkelerin dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Yapay zekâ teknolojisinin gelecekte daha geniş alanlarda kullanılacağı düşünüldüğünde etik tartışmaların önemi daha da artacaktır.

10. SONUÇ VE ÖNERİLER

Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, etik değerlendirmeleri zorunlu hale getirmektedir. Bu bağlamda:

  • Yapay zekâ eğitimi içerisinde etik farkındalık artırılmalıdır.
  • Teknolojik gelişmeler disiplinlerarası yaklaşımla değerlendirilmelidir.
  • İnsan hakları ve toplumsal değerler teknolojik gelişmelerin merkezinde tutulmalıdır.
  • Yapay zekâ uygulamalarında biyoetik ilkeler rehber olarak kullanılmalıdır.

11. KİŞİSEL SONUÇ

İncelediğim makale, yapay zekâ etiğini anlamak açısından önemli ve yol gösterici bir çalışma olarak dikkatimi çekmiştir. Özellikle yapay zekâ ile ilgili kavramların tarihsel kökenlerinin açıklanması, benim konuyu yalnızca günümüz teknolojisi olarak değil, insanlığın geçmişten beri süregelen üretme ve geliştirme isteğinin bir devamı olarak görmemi sağlamıştır. Bu yönüyle makale, yapay zekâya bakış açımı genişletmiş ve konuyu daha derin bir perspektiften değerlendirmeme yardımcı olmuştur.

Genel olarak çalışma, yapay zekâ etiği konusunda farkındalık oluşturan ve disiplinlerarası düşünmenin önemini gösteren bir kaynak niteliğindedir. Günümüzde yapay zekânın eğitim, sağlık ve iletişim gibi birçok alanda yaygın şekilde kullanılmaya başlaması, etik kuralların teknoloji geliştirme süreçlerinde daha fazla dikkate alınması gerektiğini bana düşündürmüştür. Bu nedenle gelecekte yapay zekâ çalışmalarının yalnızca teknik başarıya değil, aynı zamanda etik sorumluluğa da odaklanması gerektiğine inanıyorum.

Hazırlayan: İrem Hatun TEK 100222006

——————-   

Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.