T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: YUNUS YILDIZ- 100222042
İçindekiler
- Makalenin Adı 3
- Yazar(lar) 3
- Makale Erişim Adresi 3
- Makale Künyesi (APA) 3
- Makale Özeti 3
- Giriş 4
- Araştırmanın Amacı 4
- Yöntem 4
8.1. Araştırma Modeli 4
8.2. Evren ve Örneklem / Çalışma Grubu (VERİ KAYNAKLARI) 5
8.3. Veri Toplama Araçları 5
8.4. Verilerin Analizi 5 - Bulgular 5
- Tartışma, Sonuç ve Öneriler 6
- Makale İnceleme Sonuçları ve Öneriler 7
1. Makalenin Adı
Eğitimde Yapay Zekâ Kullanımı ve Etik Sorunlar
2. Yazar(lar)
Abidin Dağlı
Berna Güneş
Hatice Özkaplan
3. Makale Erişim Adresi
https://dergipark.org.tr/tr/pub/ejedus/article/1767197
4. Makale Künyesi (APA)
Dağlı, A., Güneş, B., & Özkaplan, H. (2025). Eğitimde Yapay Zekâ ve Etik. Elektronik Eğitim Bilimleri Dergisi, 14(28), 187-198. https://doi.org/10.55605/ejedus.1767197
5. Makale Özeti
Makine zekâsı olarak da adlandırılan yapay zekâ, makinelerin insan eylem ve davranışlarını taklit etmesine yardımcı olan bir teknolojidir. Bu yapay zekânın planlama, muhakeme, yaratıcılık ve öğrenme gibi insana özgü yetenekleri sergileme kabiliyeti olduğunu ifade etmektedir. Birçok sektörde başarılı bir şekilde kullanılan yapay zekâ teknolojileri eğitim sektöründe de kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, eğitimde yapay zekâ kullanımı ve buna yönelik olarak ortaya çıkan etik sorunların neler olduğunu mevcut literatür kapsamında ortaya çıkarmaktır. Yüksek verimliliği ve çok yönlülüğüyle yapay zekâ teknolojisi, öğrenimin etkili olmasına yardımcı olmuştur. Yapay zekânın öğrencilerin mahremiyetine müdahalesi ve özellikle azınlıklara karşı önyargısı ve ayrımcılığı konusunda daha fazla endişe söz konusudur. Yapay zekâ uygulamaları, kullanıcıların verilerini toplarken bu verilerin gizliliğini ihlal etmektedir. Yapay zekânın kaynağı belirsiz, doğruluğu kontrol edilmemiş ya da hatalı bilgi üretebilmesi nedeniyle de etik sıkıntılara yol açabileceği belirtilmektedir. Üretken yapay zekâ sistemlerinin kullanımına yönelik bazı önemli öneriler şöyle sıralanabilir: (1) Üretken yapay zekâ sistemlerini kullanmaya başlamadan önce mutlaka sistemlerin nasıl çalıştığına ve potansiyel risklerine dair bilgi edinilmesi, (2) Üretken yapay zekâ kullanımından doğabilecek etik ihlallere ilişkin sorumluluğun ilgili sistemleri kullanan ve bunları eserlere aktaranlara (kullanıcılara) ait olduğunun bilinmesi gerekir.
Anahtar Sözcükler: Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, makine zekâsı, etik
6. Giriş
Bilgisayarların ve bilgisayarla ilgili teknolojilerin gelişimi ve kullanımı, çeşitli sektörlerde yapay zekânın geliştirilmesine ve kullanılmasına yol açan araştırma ve yeniliklere öncülük etmiştir (Chen vd., 2020). Yapay zekâ, 21. yüzyılın en önemli dönüştürücü itici güçlerinden biri olup sağlık, finans ve eğitim gibi çeşitli sektörleri önemli ölçüde etkilemiştir (Papakostas vd., 2024). Yapay zekâ kavramının kökenleri, İngiliz bilgisayar bilimcisi Alan Turing’in ‘Makineler düşünebilir mi?’ sorusunu sorduğu 1950’lere kadar uzanmaktadır (Turing, 1950). Yapay zekâ araştırmaları, 20. yüzyılın ortalarında, makine öğrenimi ve problem çözme algoritmalarına odaklanarak başlamıştır. 2020’lere gelindiğinde, COVID-19 pandemisi sırasında çevrimiçi eğitime olan talep sayesinde eğitimde yapay zekânın benimsenmesi önemli ölçüde artmıştır (Leong ve Zhang, 2025). Bu çalışmanın amacı, eğitimde yapay zekâ kullanımı ve buna yönelik olarak ortaya çıkan etik sorunların neler olduğunu mevcut literatür kapsamında ortaya çıkarmaktır. Bu bağlamda bu çalışmada sırasıyla, (1) yapay zekânın tanımı, (2) eğitimde yapay zekâ, (3) eğitimde yapay zekâ ile ilgili etik sorunlar ve daha sonra da (4) sonuç ve öneriler alt başlıklarına yer verilmiştir.
7. Araştırmanın Amacı
Bu çalışmanın amacı, eğitimde yapay zekâ kullanımı ve buna yönelik olarak ortaya çıkan etik sorunların neler olduğunu mevcut literatür kapsamında ortaya çıkarmaktır.
Bu genel amaç doğrultusunda makalede şu alt konulara odaklanılmıştır:
- Yapay zekâ ve üretken yapay zekâ (GAI) kavramlarının eğitim bağlamında tanımlanması.
- Yapay zekânın öğrenme, öğretme ve yönetim süreçlerindeki rolünün ve sağladığı potansiyel faydaların analiz edilmesi.
- Öğrenci mahremiyeti, veri güvenliği, algoritmik önyargılar ve şeffaflık gibi temel etik risklerin saptanması.
- Eğitimde yapay zekânın sürdürülebilir ve güvenilir şekilde geliştirilebilmesi için ulusal ve uluslararası düzeyde ihtiyaç duyulan etik ilkelerin ve standartların tartışılması.
Sonuç olarak çalışma, eğitimcilerin ve politika yapıcıların yapay zekâ entegrasyonunu etik bir zeminde yürütebilmeleri için yol gösterici öneriler sunmayı amaçlamaktadır.
8. Yöntem
8.1. Araştırma Modeli
Bu çalışma, eğitimde yapay zekâ kullanımı ve bu süreçte ortaya çıkan etik sorunları belirlemek amacıyla literatür taraması (alan yazın incelemesi) modelinde tasarlanmıştır. Araştırma, mevcut akademik çalışmaların ve uluslararası raporların kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesine dayanmaktadır.
8.2. Evren ve Örneklem / Çalışma Grubu (VERİ KAYNAKLARI)
Çalışmanın kapsamını, eğitimde yapay zekâ ve etik konularında yayınlanmış mevcut literatür, uluslararası kuruluşların raporları ve araştırmacıların sunduğu etik rehberler oluşturmaktadır. Herhangi bir canlı denek veya çalışma grubu kullanılmamış; çalışma doğrudan ilgili dokümanlar üzerinden yürütülmüştür.
8.3. Veri Toplama Araçları
Verilerin toplanmasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda, yapay zekâ ilkelerine dair iyi belgelenmiş genel metinler, akademik makaleler ve uluslararası kuruluşların (YÖK, UNESCO vb.) etik kılavuzları temel veri kaynağı olarak kabul edilmiştir.
8.4. Verilerin Analizi
Elde edilen veriler, sistematik bir analiz sürecinden geçirilmiştir. Toplanan dökümanlar; yapay zekânın tanımı, eğitimdeki rolü ve etik riskler başlıkları altında sınıflandırılmış ve bu veriler üzerinden eğitimde güvenilir yapay zekâ kullanımı için önerilen etik ilkeler kümesi oluşturulmuştur.
9.Bulgular
Yapılan literatür taraması sonucunda elde edilen temel bulgular şunlardır:
- Eğitimsel Katkılar: Yapay zekâ; öğrenme süreçlerini kişiselleştirmekte, anında geri bildirim sunmakta ve özellikle özel gereksinimli öğrenciler için eğitimde erişilebilirliği artırmaktadır.
- Temel Etik Riskler: Eğitimde yapay zekâ kullanımına yönelik en büyük tehditler; kullanıcı verilerinin gizliliğinin ihlal edilmesi, algoritmaların azınlık gruplara karşı önyargılı sonuçlar üretmesi ve sistemlerin hatalı/bilimsel olmayan bilgi sunabilmesidir.
- Kullanıcı Sorumluluğu: Üretken yapay zekâ sistemlerinin kullanımından doğabilecek her türlü etik ihlalde sorumluluğun, bu araçları kullanan ve çalışmalarına aktaran kişilere (kullanıcılara) ait olduğu saptanmıştır.
- İnsan Faktörü ve Denetim: Yapay zekâ sistemlerinin kararlarının şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiği, bu araçların öğretmenin yerini almasından ziyade insan uzmanlığı ile iş birliği içinde çalışmasının önem taşıdığı görülmüştür.
- Okuryazarlık İhtiyacı: Teknolojik ilerlemenin getirdiği riskleri yönetebilmek için eğitim kurumlarında hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin “yapay zekâ okuryazarlığı” becerilerinin geliştirilmesinin bir zorunluluk olduğu belirlenmiştir.
10. Tartışma, Sonuç ve Öneriler
Eğitimde yapay zekâ (YZ) kullanımı, öğrenme süreçlerini kişiselleştirme ve verimliliği artırma potansiyeliyle devrim niteliğinde bir paradigma değişimi sunmaktadır. Ancak literatürde bu teknolojinin “etik olarak kullanıldığında mutlak yardım, etik dışı kullanıldığında ise bir cehennem” olabileceği vurgulanmaktadır. Yapay zekâ sistemleri; öğrenci performansını değerlendirme ve içeriği bireyselleştirme konularında büyük avantajlar sağlasa da bu süreçte toplanan büyük ölçekli verilerin mahremiyet ihlallerine yol açması ve özellikle azınlık gruplara karşı algoritmik önyargılar barındırması ciddi bir etik endişe kaynağıdır.
Makalede tartışılan en kritik hususlardan biri, YZ araçlarının sunduğu kolay erişilebilirliğin akademik dürüstlüğü zayıflatma riskidir. Üretken yapay zekâ araçlarının (GAI) özgünlük, eleştirel düşünme ve entelektüel titizlik gibi temel eğitim değerlerini baltalama potansiyeli bulunmaktadır. Ayrıca, YZ sistemlerinin kaynağı belirsiz veya hatalı bilgi üretebilmesi, bilimsel geçerlilik açısından büyük riskler barındırmaktadır. Bu bağlamda, teknolojinin kontrolsüz kullanımının kurumsal düzeyde geri dönüşü olmayan güven ve prestij kayıplarına yol açabileceği görülmektedir.
Yapılan incelemeler sonucunda, eğitimde yapay zekâ entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ancak bu sürecin henüz ortak bir etik ilkeler kümesine dayanmadığı görülmüştür. Çalışmanın en temel çıkarımı, YZ kullanımından doğabilecek her türlü etik ihlalde sorumluluğun sistem geliştiricilerinde değil, bu araçları eserlerine ve çalışmalarına aktaran kullanıcılarda olduğudur.
Yapay zekâ; empati, yaratıcılık ve etik yargı gibi insani unsurların yerine geçmek yerine, eğitimcilerin mentorluk rollerini güçlendiren bir araç olarak konumlandırılmalıdır. Sonuç olarak, teknolojiyi yasaklamak yerine akademik dürüstlüğü koruyan, şeffaf, adil ve insan merkezli bir tasarım anlayışıyla süreci yönetmek temel zorunluluktur.
Makalede sunulan bulgular ışığında, eğitimde etik bir yapay zekâ ekosistemi oluşturmak için şu öneriler sunulmaktadır:
- Yapay Zekâ Okuryazarlığı: Eğitim kurumları hem öğrencilerin hem de öğretim elemanlarının YZ araçlarını etik ve sorumlu bir şekilde kullanabilmeleri için müfredatlarına “yapay zekâ okuryazarlığı” eğitimlerini entegre etmelidir.
- Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik: Kullanılan YZ sistemlerinin karar alma süreçleri şeffaf olmalı; eğitimciler ve öğrenciler bu araçların nasıl çalıştığına dair bilgilendirilmelidir.
- Kurumsal Politikalar ve Tespit Yazılımları: Üniversiteler, akademik dürüstlüğü sağlamak amacıyla gelişmiş YZ tespit yazılımlarına yatırım yapmalı ve YZ kullanımıyla ilgili net yönergeler belirlemelidir.
- Önyargı Azaltma ve Eşitlik: Geliştirilen algoritmaların tüm öğrenciler için adil sonuçlar vermesi sağlanmalı; tarihsel veya tasarımsal önyargılar titizlikle incelenerek düzeltilmelidir.
- YÖK Rehberine Uyum: Bilimsel araştırma süreçlerinde YZ kullanımı; hipotez geliştirme ve yorumlama gibi üst düzey akademik becerilerin yerine geçmemeli, sadece yardımcı bir unsur olarak sınırlı tutulmalıdır.
11. Makale İnceleme Sonuçları ve Öneriler
Bu makale bilişim etiği perspektifiyle incelendiğinde, yapay zekâ teknolojilerinin eğitim süreçlerine entegrasyonunun ancak sağlam bir etik zemin üzerinde sürdürülebilir olduğu görülmektedir. İnceleme sonucunda, yapay zekânın öğrenci mahremiyetine müdahale etme, verileri izinsiz toplama ve algoritmik önyargılar aracılığıyla ayrımcılığa yol açma gibi ciddi riskler barındırdığı saptanmıştır. Akademik dürüstlük açısından en kritik bulgulardan biri, yapay zekânın kaynağı belirsiz veya hatalı bilgi üretme potansiyelidir; bu durumun bilimsel geçerliliği zedeleyebileceği değerlendirilmektedir. Çalışmada öne çıkan en temel etik sonuç, yapay zekâ sistemlerinin kullanımından doğabilecek her türlü ihlalde sorumluluğun ilgili sistemi eserlerine aktaran kullanıcıya ait olduğudur. Bu bağlamda, teknolojinin etik dışı kullanımının eğitim paydaşları için bir “cehennem” yaratabileceği, ancak doğru yapılandırıldığında “mutlak bir yardım” aracına dönüşebileceği sonucuna varılmıştır.
Elde edilen sonuçlar ışığında, eğitim kurumlarının yapay zekâ araçlarını yasaklamak yerine, bu teknolojilerin mantıklı ve etik kullanımını destekleyecek “yapay zekâ okuryazarlığı” becerilerini müfredatın bir parçası haline getirmesi önerilmektedir. Yapay zekânın, eğitimcinin yerini alan bir yapıdan ziyade, empati ve etik yargı gibi insani yetkinlikleri destekleyen simbiyotik bir yardımcı olarak konumlandırılması gerekmektedir. Ayrıca, veri gizliliğinin korunması, şeffaflık ilkelerinin uygulanması ve algoritmik önyargıların titizlikle denetlenmesi, güvenilir bir teknolojik ekosistem oluşturulması adına atılması gereken temel adımlar olarak görülmektedir. Son olarak, akademik dürüstlüğün korunması için geleneksel intihal kontrollerinin ötesine geçen, gelişmiş yapay zekâ tespit araçlarına yatırım yapılması ve net etik rehberlerin oluşturulması büyük önem arz etmektedir
Hazırlayan: YUNUS YILDIZ- 100222042
——————-

Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.
Marmara Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi 3. sınıf öğrencisi olarak, özellikle modern web ve mobil teknolojileri üzerine yoğunlaşan bir yazılım geliştiriciliğine odaklanıyorum. PHP, MySQL ve JavaScript (React, Vue) ekosistemlerinde yetkinlik kazanırken, Flutter ile mobil uygulama geliştirme süreçlerini aktif olarak yürütüyor; GDG on Campus Marmara’daki Teknik Ekip Liderliği görevim ve kurumsal düzeydeki staj tecrübelerimle teknik altyapımı sürekli güçlendiriyorum. Yazılım mimarisi, veritabanı yönetimi ve kullanıcı deneyimi odaklı çözümler üretmeyi merkeze alarak, sektörel standartlarda projeler geliştirmeye ve güncel teknoloji yığınlarını profesyonel süreçlere entegre etmeye devam ediyorum.


