T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: Batuhan DENİZ 100222021
İçindekiler
- Makalenin Adı
- Yazar(lar)
- Makale Erişim Adresi
- Makale Künyesi (APA)
- Makale Özeti
- Giriş
- Araştırmanın Amacı
- Yöntem
8.1. Araştırma Modeli
8.2. Veri Kaynakları
8.3. Veri Toplama Araçları
8.4. Verilerin Analizi
1. Makalenin Adı
Gerçek mi, Kurgu mu? Deepfake Teknolojisi ve Dezenformasyon Çağı.
2. Yazar(lar)
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Demir.
3. Makale Erişim Adresi
https://doi.org/10.15182.diclesosbed.1602837
4. Makale Künyesi (APA)
Demir, M. (2025). Gerçek mi, kurgu mu? Deepfake teknolojisi ve dezenformasyon çağı. Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (40), 142-177.
5. Makale Özeti
Bu makale, yapay zekâ destekli derin öğrenme algoritmalarıyla üretilen “deepfake” içeriklerin, modern dünyada nasıl sistematik bir dezenformasyon aracına dönüştüğünü incelemektedir. Çalışmada, özellikle demokratik süreçlerin en kırılgan olduğu seçim dönemlerine odaklanılmış ve 2024 ABD Başkanlık Seçimleri’ndeki somut vakalar üzerinden analizler yapılmıştır. Araştırma; sahte video, ses ve görsellerin seçmen manipülasyonu ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koymaktadır. Ayrıca, küresel düzeydeki (AB, ABD, Çin, Türkiye) hukuki düzenlemeler karşılaştırmalı olarak ele alınmış ve mevcut yasaların toplumsal dezenformasyonu engellemedeki yetersizliği tartışılmıştır .
6. Giriş
Dijital devrim bilgiye erişimi hızlandırırken, dezenformasyonun niteliğini de değiştirmiştir. Deepfake, kavramsal olarak yapay zekâ (YZ) kullanılarak üretilen ve hiç yaşanmamış olayları gerçekmiş gibi yansıtan sentetik unsurlar olarak tanımlanmaktadır . Bu teknoloji, dezenformasyonun tarihsel “niyetli ve yanıltıcı” yapısını teknolojik bir mükemmelliğe taşımıştır . Makale, bu süreci Sovyetler Birliği dönemindeki “Aktif Önlemler” stratejisinin dijital bir evrimi olarak nitelendirmekte ve bilginin doğruluğunun sarsıldığı bu dönemi “enformasyon cehennemi” veya “infocalypse” kavramlarıyla açıklamaktadır.
7. Araştırmanın Amacı
Araştırmanın temel amacı, deepfake teknolojisinin dezenformasyon üretimindeki araçsal rolünü ve bu içeriklerin demokratik süreçler üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir yaklaşımla analiz etmektir. Çalışma şu sorulara yanıt aramaktadır:
- Deepfake içerikler hangi teknik algoritmalarla (GAN vb.) oluşturulmaktadır?
- Seçmen davranışlarını etkilemek için hangi mesaj stratejileri ve yönlendirme teknikleri kullanılmaktadır?
- Mevcut ulusal ve uluslararası hukuki düzenlemeler bu içeriklere karşı ne kadar yeterlidir?
8. Yöntem
Çalışmada nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan karşılaştırmalı vaka analizi yöntemi kullanılmıştır.
8.1. Araştırma Modeli
Birden fazla olgunun sistematik karşılaştırılmasına dayanan bu modelde, 2024 ABD seçimleri özelinde üç temel vaka (video, ses ve görsel manipülasyonu) seçilmiştir.
8.2. Veri Kaynakları ve Analizi
Veriler; haber ajanslarının (AFP, BBC, AP) raporları, sosyal medya paylaşımları ve doğrulama platformlarından elde edilen dijital arşivlerden toplanmıştır . Analiz süreci; teknik inceleme, yayılım analizi, toplumsal etki ve hukuki bağlam olmak üzere dört aşamada yapılandırılmıştır .
9. Bulgular
|
Vaka Konusu |
Kullanılan Teknoloji |
Hedef Kitle ve Amaç |
Toplumsal/Psikolojik Etki |
|---|---|---|---|
|
Joe Biden Videosu |
GAN ve Dudak Senkronizasyonu |
Genel kamuoyu; liderin dış politika itibarını sarsmak |
Kurumsal temsiliyete duyulan güvenin zayıflaması |
|
Trump ve Siyahi Seçmenler |
Midjourney, DALL-E, Diffusion Modelleri |
Afro-Amerikalı seçmenler; yapay siyasi yakınlık kurmak |
Sembolik manipülasyon ve etnik temsilin yapay inşası |
|
New Hampshire Ses Kaydı |
Ses Klonlama (Voice Cloning), Neural Vocoder |
25.000 seçmen; ön seçimde oy kullanmaktan caydırmak |
Bilgi karmaşası ve demokratik katılımın baskılanması |
Teknik Bulgu: Ses klonlama teknolojilerinin (ElevenLabs, Play.ht vb.) gerçeklikle ayırt edilemez sonuçlar ürettiği ve robot aramalarla (robocalls) kitlesel manipülasyonun kolaylaştığı görülmüştür .
10. Tartışma, Sonuç ve Öneriler
Makale, küresel düzenlemelerin parçalı yapısına dikkat çekmektedir:
- Avrupa Birliği: “Yapay Zekâ Yasası” (EU AI Act) ile içeriklerin etiketlenmesini zorunlu tutmaktadır.
- ABD: Kapsamlı bir federal yasa olmamakla birlikte, eyalet düzeyinde (Teksas, Kaliforniya vb.) seçim güvenliğine yönelik adımlar atılmaktadır .
- Türkiye: Doğrudan bir deepfake yasası olmasa da; TCK m. 245/A (yasak cihaz), m. 158/1-f (bilişim dolandırıcılığı), m. 267 (iftira) ve KVKK m. 3/1-d çerçevesinde dolaylı koruma sağlanmaktadır .
- Kritik Kavram: “Liar’s Dividend” (Yalancının Kârı); dezenformasyonun yarattığı belirsizlik sayesinde suçluların gerçek kanıtları bile “fake” diyerek reddedebilmesidir.
11. Makale İnceleme Sonuçları ve Öneriler
Deepfake teknolojisi, ifade özgürlüğü ile toplum güvenliği arasındaki dengeyi sarsan bir unsurdur. Makale şu çözüm önerilerini sunmaktadır:
- Teknik Önlem: Siyasetçilerin orijinal içeriklerine “zaman izi” veya dijital “tamga” (filigran) sistemi uygulanmalıdır.
- Hukuki Önlem: Sosyal mühendislik ve seçim manipülasyonuna yönelik, sadece kişisel hakları değil toplumsal güvenliği de koruyan kapsamlı yasalar çıkarılmalıdır .
- Eğitsel Önlem: Geleneksel medya okuryazarlığının ötesine geçilerek, dijital doğrulama yetkinliklerini içeren yeni eğitim programları geliştirilmelidir.
Bu çalışma, bilişim etiği dersi kapsamında “teknolojinin kötüye kullanımı” konusunu en çarpıcı haliyle ortaya koymaktadır. Özellikle biz BÖTE öğrencileri için, geleceğin eğitim teknolojilerini tasarlarken sadece “nasıl üretilir?” sorusuna değil, “etik olarak nasıl korunur?” sorusuna da odaklanmamız gerektiğini göstermektedir. Makalenin sunduğu “yalancının kârı” tespiti, dijital çağda gerçeğin ne kadar kırılgan olduğunu kanıtlar niteliktedir.
Hazırlayan: Batuhan DENİZ 100222021
——————-

Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.
Marmara Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi 3. sınıf öğrencisi olarak, özellikle modern web ve mobil teknolojileri üzerine yoğunlaşan bir yazılım geliştiriciliğine odaklanıyorum. PHP, MySQL ve JavaScript (React, Vue) ekosistemlerinde yetkinlik kazanırken, Flutter ile mobil uygulama geliştirme süreçlerini aktif olarak yürütüyor; GDG on Campus Marmara’daki Teknik Ekip Liderliği görevim ve kurumsal düzeydeki staj tecrübelerimle teknik altyapımı sürekli güçlendiriyorum. Yazılım mimarisi, veritabanı yönetimi ve kullanıcı deneyimi odaklı çözümler üretmeyi merkeze alarak, sektörel standartlarda projeler geliştirmeye ve güncel teknoloji yığınlarını profesyonel süreçlere entegre etmeye devam ediyorum.


