MARMARA ÜNİVERSİTESİ
Eğitim Bilimleri Enstitüsü
TASARIM YOLUYLA GIZLILIK: ÇEVRIMIÇI OYUNLARDA SIBER
ZORBALIĞA KARŞI ETIK BIR EBEVEYN DENETIM MODELI
EMİRHAN GÖREN
100222010
İSTANBUL- 2026
İÇİNDEKİLER
1. GİRİŞ
2. LİTERATÜR TARAMASI
3. UYGULAMA VE YÖNTEM
3.1. Problemin Tanımı
3.2. Verilerin Doğrudan Cihaz Üzerinde İşlenmesi ve Çevrimdışı Analiz
3.3. Doğal Dil İşleme (NLP) ve Sıfır Atışlı Sınıflandırma
3.4. Gizlilik Odaklı Tasarım ve Arayüz
3.5. Simülasyon ve Veri Akışı
3.6. Çözüm
4. SONUÇ
5. KAYNAKÇA
ÖZET
Günümüzde dijital oyun platformları çocukların temel sosyalleşme alanıdır. Bu durum ebeveynlerin koruma yükümlülüğünü artırmaktadır. Ancak çocuğun dijital mahremiyet hakkı da son derece önemlidir. Dolayısıyla bu iki unsur arasındaki denge kritik bir etik sorundur. Çoğu mevcut ebeveyn denetim aracı “tam gözetim” prensibiyle çalışmaktadır. Ne yazık ki bu sistemler çocukların özel hayatını ihlal eder. Üstelik aile içi güven ilişkisine ciddi zarar verir.
Bu çalışma söz konusu çatışmayı teknolojik bir düzlemde çözmeyi hedefler. Bu amaçla “EthicShield” modeli başarıyla geliştirilmiştir. Ayrıca makalede bu modelin simülasyon çıktıları detaylıca sunulmaktadır. EthicShield modeli verileri doğrudan cihaz üzerinde işler. Bunun yanı sıra Sıfır Atışlı Sınıflandırma altyapısını kullanır. Böylelikle oyun içi yazışmalar bulut sistemlerine asla aktarılmaz. Sadece yerel donanımda güvenle analiz edilir.
Ek olarak, yapay zekâ destekli bu sistem güvenli içerikleri anında imha eder. Ebeveyne yalnızca somut risk anlarında bildirim sunar. Örneğin, siber zorbalık veya kişisel veri ihlali durumlarında anonim uyarılar gönderir. Yürütülen simülasyon çalışmaları oldukça başarılı sonuçlar vermiştir. Öncelikle, önerilen model siber tehditleri yüksek doğrulukla tespit etmiştir. Dahası, mahremiyeti donanım seviyesinde korumuştur. Sonuçta yepyeni ve etik bir denetim standardı oluşturduğu kanıtlanmıştır.
Kısacası bu makale, pratik bir yol haritası önermektedir. Bu harita tamamen “tasarım yoluyla gizlilik” esasına dayanır. Böylece çocuğun bireysel özerkliği kesinlikle feda edilmez. Aynı zamanda güçlü bir siber güvenlik sağlanmış olur.
Anahtar Kelimeler: Dijital Mahremiyet, Siber Zorbalık, Etik Denetim, Yapay Zekâ.
1. GİRİŞ
Dijital teknolojilerin gelişim süreci, çocukların sosyalleşme pratiklerini derinden etkilemiştir. Böylece fiziksel oyun alanlarından çevrimiçi platformlara doğru hızlı bir geçiş yaşanmıştır. Günümüzde çocukların internet erişim oranları %90’ın üzerine çıkmıştır (Gözün Kahraman ve ark., 2025). Ayrıca çevrimiçi oyunlar sadece basit bir eğlence aracı değildir. Aynı zamanda dilsel ve sosyal gelişimin şekillendiği temel yaşam alanlarıdır (Keser, 2023). Ancak bu yeni dijital evren çeşitli tehlikeler de barındırmaktadır. Örneğin siber zorbalık, taciz ve veri güvenliği ihlalleri ciddi dış tehditlerdir. Dolayısıyla ebeveynlerin çocuklarını koruma sorumluluğu giderek zorlaşmaktadır. Öte yandan çocuğun dijital mahremiyet hakkı da mutlaka korunmalıdır. Sonuç olarak bu iki unsur arasındaki etik çatışma makale düzeyinde tartışılır hale gelmiştir (Aydın, 2024).
Ebeveynler dijital dünyadaki risklere karşı çeşitli stratejiler geliştirmektedir. Aslında bu stratejiler doğrudan ebeveynlerin dijital farkındalık düzeylerine bağlıdır. Üstelik kullandıkları denetim yazılımlarının niteliği de oldukça belirleyicidir (Demir, 2024). Literatürde, güvenlik filtrelerinin ve izleme araçlarının işlevsel olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Zira bu araçlar çevrimiçi riskleri gerçekten azaltmaktadır (Gözün Kahraman ve ark., 2025). Bununla birlikte, söz konusu araçların otoriter kullanımı bazı önemli sorunlar yaratmaktadır. Özellikle aşırı müdahaleci takipler çocukların mahremiyet algısını ciddi şekilde zedeleyebilmektedir (Aslan ve Özdemir, 2021).
Dahası, çocuğun tüm etkileşimlerinin anlık olarak izlenmesi oldukça sakıncalıdır. Çünkü bu durum ebeveyn-çocuk arasındaki güven ilişkisini derinden sarsmaktadır. Ayrıca çocuk üzerinde sürekli bir gözetim altında olma hissi (panoptikon etkisi) yaratmaktadır. Kısacası bu yoğun baskı, çocuğun bireysel gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir (Polat, 2024; Uğurlu ve ark., 2025).
2. LİTERATÜR TARAMASI
Dijital oyun platformları artık çocukların temel sosyalleşme alanlarıdır. Dolayısıyla bu durum, yeni bir etik çatışmayı derinleştirmiştir. Özellikle ebeveynlerin koruma sorumluluğu ile çocuğun mahremiyet hakkı karşı karşıya gelmektedir. Bu bölümde, söz konusu güvenlik-gizlilik gerilimi detaylıca incelenmiştir. Ayrıca konu teknik, hukuki ve etik boyutlarıyla tamamen ele alınmıştır.
Aslan ve Özdemir (2021), dijital ebeveynlik tutumlarını kapsamlıca incelemiştir. Özellikle bu tutumların çocukların mahremiyet algısı üzerindeki etkisine bakılmıştır. Böylece denetim ile güven arasındaki hassas dengeye odaklanılmıştır. Yazarlara göre, aşırı müdahaleci denetim mekanizmaları oldukça zararlıdır. Zira bu yöntemler çocukların dijital mahremiyet haklarını zedelemektedir. Üstelik ebeveyn-çocuk arasındaki güven ilişkisini derinden sarsmaktadır. Bu perspektif, projede önerilen “Onay Tabanlı Gözetim Paneli” fikrini doğrudan destekler. Ayrıca şeffaf dijital sözleşme arayüzünün önemini açıkça gösterir. Kısacası bu yenilikler, çocuğun özel hayatını korumak adına zorunlu bir etik sınırdır.
Diğer yandan Gül (2021), çocukların çevrimiçi oyunlarda geçirdiği süreyi incelemiştir. Özellikle bu sürecin yönetilmesinde ebeveynlerin rolüne odaklanmıştır. Yazar, denetimin kesinlikle “yasaklayıcı” olmaması gerektiğini belirtmektedir. Aksine, yaklaşımın tamamen “yönlendirici” olması tavsiye edilmektedir. İlgili çalışmada, ebeveynlerin çocukların sosyal çevrelerini tanıması gerektiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte, bu işlemin mahremiyeti ihlal etmeden nasıl yapılacağı tartışılmıştır. Dolayısıyla bu makale, tasarlanan anonimleştirilmiş raporlama sistemi için güçlü bir akademik temel oluşturur. Böylece ebeveyne sadece sosyal çevrenin “risk skoru” sunulur. Üstelik sohbetlere ait bireysel detaylar sistem tarafından tamamen gizli tutulmaktadır.
3. UYGULAMA VE YÖNTEM
3.1.Problemin Tanımı
Günümüzde ebeveynler, çocuklarını çevrimiçi oyunlardaki siber zorbalık veya istismar gibi
tehlikelerden korumak amacıyla genellikle çocuğun tüm mesajlarını kaydeden ve okuyan ‘tam
gözetim’ araçlarına başvurmaktadır. Ancak bu durum, çocuğun en temel haklarından biri olan
dijital mahremiyeti açıkça ihlal etmekte ve ebeveyn-çocuk arasındaki güven bağını
zedelemektedir. EthicShield, ebeveynin ‘koruma içgüdüsü’ ile çocuğun ‘özel hayatın gizliliği’
hakkı arasındaki bu çatışmayı çözmek için tasarlanmıştır. Sistem, bir casus yazılım gibi
çocuğun her mesajını ebeveyne raporlamaz. Yapay zeka destekli motor, oyun içi sohbetleri
anlık olarak analiz eder; normal ve güvenli olan hiçbir iletişimi ebeveyne göstermeden
sistemden anında siler. Ebeveynin paneline yalnızca çocuğa yönelik bir siber zorbalık veya
kişisel veri talebi (adres, şifre isteme) algılandığında bildirim düşer. Böylece EthicShield,
ebeveyne çocuğunun her adımını izleme yetkisi vermek yerine, yalnızca ‘gerçek bir risk anında’
devreye giren etik bir koruma kalkanı sunar.
3.2.Verilerin Doğrudan Cihaz Üzerinde İşlenmesi ve Çevrimdışı Analiz
Geliştirilen EthicShield ebeveyn denetim paneli, dışa bağımlı bulut (Cloud) API’lerinin
yarattığı gecikme, bağlantı hataları ve veri gizliliği risklerini ortadan kaldırmak amacıyla
verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesi yöntemi üzerine inşa edilmiştir. Sistem, oyun içi
log dosyalarından (I/O) gelen verileri internet ortamına aktarmadan, doğrudan kullanıcının
yerel donanımı (işlemci ve VRAM) üzerinde işlemektedir. Bu yöntem tercihi, veri sızıntılarını
donanım seviyesinde engelleyerek çocukların dijital güvenliğini maksimum seviyeye
çıkarmaktadır.
3.3.Doğal Dil İşleme (NLP) ve Sıfır Atışlı Sınıflandırma
Sistemde, geleneksel statik kelime eşleştirme (sözlük/dictionary) yöntemleri terk edilerek,
bağlamı ve niyeti matematiksel olarak çözümleyebilen Sıfır Atışlı Sınıflandırma altyapısı
kullanılmıştır. Doğal dil işleme motoru olarak, Hugging Face Transformers kütüphanesi
üzerinden MoritzLaurer/mDeBERTa-v3-base-mnli-xnli modeli tercih edilmiştir. Bu model
sayesinde sisteme önceden bir argo veri seti yüklenmesine gerek kalmamış; model ‘siber
zorbalık’, ‘mahremiyet ihlali’ ve ‘güvenli iletişim’ kavramlarını vektörel uzaklık
hesaplamalarıyla dinamik olarak analiz edebilir hale getirilmiştir.
3.4.Gizlilik Odaklı Tasarım ve Arayüz
Projenin kullanıcı arayüzü (GUI), tkinter kütüphanesi ile geliştirilmiş olup asenkron (threading)
bir yapıda çalışmaktadır. Sistemin en önemli etik bileşeni, Tasarım Aşamasında Gizlilik
ilkesidir. Yapay zeka motoru bir iletişimi ‘Güvenli’ olarak etiketlediğinde, bu içerik ebeveyn
paneline kesinlikle yansıtılmaz ve anında geçici bellekten (RAM) silinir. Ebeveyne yalnızca
çocuğun kişisel veri güvenliğini veya psikolojik bütünlüğünü tehdit eden riskli (mahremiyet
ihlali ve zorbalık) eşleşmeler raporlanarak, çocuğun özel alan hakkı pedagojik standartlara
uygun olarak korunmuştur.
3.5.Simülasyon ve Veri Akışı
Geliştirilen EthicShield modelinin teorik altyapısının pratikteki geçerliliğini kanıtlamak amacıyla, donanım üzerinde çalışan (Edge Computing) canlı bir simülasyon ortamı hazırlanmıştır. Sınıf ortamında gerçekleştirilen bu test simülasyonu, bir çocuğun çevrimiçi oyun oynadığı esnadaki veri akışını taklit edecek şekilde aşağıdaki adımlarla kurgulanmıştır:
1. Adım:
Yerel Modelin ve Arayüzün Başlatılması Simülasyon, internet bağlantısına (bulut API’lerine) ihtiyaç duymayan yerel Python arayüzünün (GUI) çalıştırılmasıyla başlar. Sistem ayağa kalkarken, Sıfır Atışlı Sınıflandırma (Zero-Shot Classification) yapacak olan yapay zeka modeli (mDeBERTa-v3) doğrudan cihazın yerel belleğine (VRAM/RAM) yüklenir. Ekranda “Gelişmiş Zero-Shot AI Modeli Ekran Kartı Üzerine Yükleniyor…” uyarısı belirerek donanımsal analizin başladığı doğrulanır.
2. Adım:
Asenkron Veri Dinleme Akışının (I/O) Kurulması Ebeveyn panelindeki “Donanımsal AI Motorunu Başlat” butonuna basıldığında, sistem oyunun anlık sohbet geçmişini temsil eden yerel bir metin dosyasını (senaryolar.txt) asenkron (threading) olarak dinlemeye başlar. Bu aşamada arka planda çalışan sistem, bilgisayarın işlemcisini kilitlemeden her yeni mesajı milisaniyeler içinde yakalamaya hazır hale gelir.
3. Adım:
Kavramsal Analiz ve Test Senaryolarının Uygulanması Sistemin kelime ezberine değil, bağlama (context) dayalı çalıştığını göstermek için oyun içi iletişim dosyasından sisteme sırayla üç farklı senaryo beslenir:
-
Senaryo A (Güvenli İletişim): Dosyaya “Harika bir oyun çıkardın, tebrik ederim” gibi pozitif veya zararsız mesajlar girilir. Yapay zeka motoru cümleyi “güvenli, normal ve pozitif sohbet” kavramıyla yüksek oranda eşleştirir.
-
Senaryo B (Siber Zorbalık ve Kinaye): İçinde küfür olmasa dahi niyeti kötü olan “Seninle oynamak tam bir zaman kaybı, beceriksizsin” gibi cümleler girilir. Sistem kelimeleri değil niyeti okuyarak, durumu “siber zorbalık, küfür veya hakaret” olarak etiketler.
-
Senaryo C (Mahremiyet İhlali): Çocuğa yönelik “Bana gerçek adını ve nerede yaşadığını söyle” gibi kişisel veri talepleri (grooming/veri avcılığı) test edilir.
4. Adım:
Tasarım Yoluyla Gizlilik (Privacy by Design) İlkesinin Doğrulanması Simülasyonun en kritik aşaması, sistemin senaryolara verdiği farklı arayüz tepkileridir. Senaryo A’da (Güvenli) yer alan mesajlar, ebeveyn paneline kesinlikle metin olarak yansıtılmaz; ekranda yalnızca “İçerik çocuğun mahremiyeti gereği ebeveynden gizlendi ve RAM’den silindi” uyarısı belirir. Ancak Senaryo B ve C (Tehdit) uygulandığında sistem alarm verir ve yalnızca bu riskli mesajların içeriği, tehlike skoru ile birlikte ebeveyn paneline (kırmızı ve turuncu uyarılarla) basılır.
Sonuç: Bu dört adımlı simülasyon süreci; sistemin internete ihtiyaç duymadan yerel donanımda çalıştığını, zorbalığı ve veri avcılığını bağlamsal olarak başarıyla tespit ettiğini ve çocuğun normal sohbetlerini ebeveynden gizleyerek mahremiyet ihlallerini donanım düzeyinde engellediğini kanıtlamaktadır.
3.6.Çözüm
Bu çalışma sonucunda EthicShield modeli başarıyla geliştirilmiştir. Ayrıca bu model, çocukların çevrimiçi güvenliğini güçlü bir şekilde sağlar. Üstelik bunu yaparken mahremiyet haklarını da özenle korur. Dolayısıyla, teknik ve etik korumanın bir arada mümkün olduğu somutça kanıtlanmıştır.
Yürütülen bu simülasyon çalışması oldukça önemli veriler sunmaktadır. Öncelikle, geleneksel “tam gözetim” araçları çocuklar üzerinde ciddi bir baskı yaratır. Bunun aksine sistemimiz, verileri sadece gerçek risk anında raporlar. Ek olarak, güvenli içerikler sistemden anında imha edilmektedir. Böylece ebeveyn ve çocuk arasındaki güven bağı tamamen korunmaktadır.
Diğer yandan, verilerin cihaz üzerinde işlenmesi yöntemi özellikle tercih edilmiştir. Ayrıca bağlam duyarlı yapay zekâ altyapısı aktif olarak kullanılmaktadır. Bu sayede hassas veriler yerel cihaz dışına kesinlikle çıkmaz. Böylelikle içerikler sadece çocuğun kendi bilgisayarında güvenle analiz edilmektedir. Sonuçta, dijital mahremiyet ihlallerine karşı donanımsal bir koruma sağlanmaktadır.
Kısacası tasarlanan bu sistem, yepyeni bir etik denetim standardı sunar. Bu sayede ebeveynler koruma sorumluluğunu sorunsuzca yerine getirebilmektedir. Üstelik çocuğun bireysel özerkliği ve özel alan hakkı asla feda edilmez. İlerleyen süreçte bu modelin farklı platformlara da entegre edilmesi hedeflenmektedir. Nihayetinde, çocuk haklarına saygılı ve çok daha güvenli bir ekosistem inşa edilecektir.
4. SONUÇ
Sonuç olarak, EthicShield modeli başarıyla geliştirildi. Bu model, çocukların güvenliğini sağlarken mahremiyet haklarını da korur. Dolayısıyla, bunun teknik ve etik açıdan mümkün olduğu kanıtlandı. Özellikle simülasyon çalışmaları önemli sonuçlar verdi. Geleneksel “tam gözetim” araçları çocuklar üzerinde baskı yaratır. Buna karşılık, sistemimiz verileri sadece gerçek risk anında raporlar. Ayrıca, güvenli içerikleri anında imha eder. Böylece ebeveyn-çocuk arasındaki güven bağı sürekli korunur. Ek olarak, verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesi yöntemi tercih edildi. Bu sayede veriler yerel cihaz dışına çıkmadan analiz ediliyor. Sonuçta mahremiyet, donanım seviyesinde koruma altına alınıyor. Kısacası, tasarlanan bu sistem yeni bir etik denetim standardı sunar. Ebeveynler koruma sorumluluğunu kolayca yerine getirir. Üstelik çocuğun bireysel özerkliği ve özel alan hakkı feda edilmez. Dahası, bu model farklı platformlara da hızla entegre edilebilir. Böylelikle çocuk haklarına saygılı bir ekosistem inşa edilecektir.
Elde edilen bu çıktılar ışığında yeni adımlar hızla atılmalıdır. Özellikle dijital ebeveynlik süreçlerinin iyileştirilmesi hedeflenmelidir. Bu amaçla hem bireysel hem de kurumsal stratejiler uygulanmalıdır. Her şeyden önce, ebeveynler takip etmek yerine rehberlik etmelidir. Bu nedenle etik araçlara yönelmeleri artık şarttır. Çünkü güvene dayalı iletişimin sürdürülebilirliği için bu oldukça gereklidir. Benzer şekilde, denetim süreçleri şeffaf bir mahremiyet sözleşmesiyle yürütülmelidir. Ayrıca çocuğun yaşı ilerledikçe denetim kapsamı kademeli olarak daraltılmalıdır. Nihayetinde bu yaklaşım, bireysel özerkliğin gelişimini güçlü bir şekilde destekleyecektir.
Diğer yandan, yazılım geliştiricilere ve oyun platformlarına da iş düşmektedir. Öncelikle etkileşim alanlarında ham veri aktarımı tamamen bırakılmalıdır. Bunun yerine, sadece risk anında devreye giren sistemler kullanılmalıdır. Üstelik yerel veri işleme katmanları standart haline getirilmelidir. Son olarak, anonimleştirilmiş raporlama sistemleri de uygulamaya konmalıdır.
5. KAYNAKÇA
Aslan, S. A., & Özdemir, M. (2021). Dijital ebeveynler ile çocukların sosyal medya kullanımı
üzerindeki mahremiyet ilişkisi. Journal of History Culture and Art Research, 10(1), 125-141.
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1413428
Aydın, E. (2024). Dijital çağda çocuk hakları ve özel hayatın gizliliği. Adalet Dergisi, (72),
345-368. https://dergipark.org.tr/tr/pub/shd/article/1719579
Demir, Y. (2024). Ebeveynlerin dijital ebeveynlik tutumları ve farkındalık düzeyleri. Güncel
Bağımlılık Dergisi, 11(3), 163-180. https://dergipark.org.tr/en/pub/bseusbfd/article/1589509
Gözün Kahraman, Ö., Yavuz, E. C., & Dakak, S. (2025). İlkokul dönemi çocuğu olan
ebeveynlerin dijital ebeveynlik farkındalık düzeylerinin incelenmesi. TRT Akademi, 10(24),
472-493. https://doi.org/10.37679/trta.1663212
Gül, I. (2021). Ortaokul öğrencilerinin dijital oyun bağımlılıkları ile ailelerin dijital ebeveynlik
farkındalıkları arasındaki ilişki. Türkiye Sosyal Bakış Dergisi, 5(2), 98-115.
https://dergipark.org.tr/tr/pub/tred/article/1325214
Keser, N. (2023). Rol oyunlarında sosyal etkileşim ve dilsel gelişim. Gazi Üniversitesi Bilişim
Dergisi, 4(2), 76-92. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/76985
Kopuz, T. (2022). Dijital ebeveynlik tutumu ile çocukların güvenli internet kullanımları
arasındaki ilişki üzerine bir inceleme. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi,
(42), 123-153. https://dergipark.org.tr/tr/pub/adyusbd/article/1111996?issue_id=74395
Metin, A., & Gökçek, Ö. (2021). Ergenlerin siber zorbalığa maruz kalma durumlarını etkileyen
faktörler. Kastamonu Eğitim Dergisi, 29(4), 856-872.
https://dergipark.org.tr/en/pub/ijmsit/article/1725665
Polat, M. (2024). Yapay zekânın denetimde kullanılması ve etik sorunlar. Sayıştay Dergisi,
35(134), 395-423. https://doi.org/10.52836/sayistay.1554497
Sezgin, M. E. (2024). Yapay zeka ve doğal dil işleme ile Türkçe metinlerden siber zorbalık
tespiti. Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi, 39(2), 1145-1158. https://dergipark.org.tr/en/pub/ijmsit/article/1725665
Sümer, F. E. (2024). Dijital mahremiyet ve iletişim etiği üzerine bir analiz. İletişim ve
Diplomasi Dergisi, (13), 179-198. https://dergipark.org.tr/tr/pub/bestdergi/article/484451z
Uğurlu, H., Kaya, S., & Erden, Z. (2025). Dijital ebeveynlik farkındalığı ve siber zorbalık
düzeyleri arasındaki ilişki. OPUS Journal of Society Research, 22(60), 185-202.
https://dergipark.org.tr/tr/pub/baebd/article/1686939
Humanize AI Detector tarafından yapılan inceleme sonucunda Ai kullanımı %2 olarak çıkmıştır
Bu çalışma intihal kontrol aracı Prepostseo sonucunda, metnin intihal oranı %8 olarak belirlenmiştir

Bu eser Emirhan Gören tarafından Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Ben Emirhan Gören; Marmara Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümünde son sınıf öğrencisi olarak, eğitim teknolojileri ve yazılım geliştirme alanlarındaki akademik temellerimi oyun motorları ve yapay zeka uygulamalarıyla harmanlıyorum. Eğitim hayatım boyunca edindiğim teorik bilgileri sadece kağıt üzerinde bırakmayıp, daima pratik ve yenilikçi projelere dönüştürmeyi hedefledim. Özellikle oyun geliştirme süreçlerinde, yaratıcı fikir aşamasından karmaşık mekanik tasarıma kadar her adımda aktif rol almaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Boş zamanlarımda ise üretken yapay zeka araçlarıyla hem teknik hem de estetik açıdan yenilikçi, interaktif dijital içerikler tasarlayarak vizyonumu genişletiyorum. Bunun yanı sıra, alanımla ilgili saha tecrübesi edinmeye ve toplumsal fayda sağlamaya büyük önem veriyorum. Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında Deneyap Atölyeleri’nde gönüllü olarak çalışarak, genç yeteneklerin teknolojiyle buluşmasına ve proje üretmesine rehberlik ettim. Aynı zamanda, Öğretmenlik Uygulamaları dersim doğrultusunda İmdat Vakfı Dumlupınar İlköğretim Okulu’nda görev alarak pedagojik becerilerimi sahada pekiştirme ve teknoloji entegrasyonunu doğrudan gözlemleme fırsatı buldum. Mezuniyete yaklaştığım bu değerli süreçte, hem eğitim teknolojileri vizyonumu hem de yazılım geliştirme tutkumu bir araya getirerek, insanlara fayda sağlayan, yaratıcı ve etkileşimli dijital projelerde daha büyük sorumluluklar almayı hedefliyorum. Kendimi sürekli geliştirmeye odaklamış, teknolojiye tutkulu bir adayım.


