T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: Mustafa ŞA 100222513
İçindekiler
- Makalenin Adı 3
- Makalenin Yazar(lar)ı 3
- Makale Künyesi (APA Standardı) 3
- Makale Erişim Adresi 3
- Giriş. 3
- Araştırmanın Amacı 3
- Araştırmanın Yöntemi 4
- Bulgular. 4
- Sonuç ve Değerlendirme. 5
1. Makalenin Adı
Bilişim Suçları Kapsamında Suça Sürüklenen Çocukların İncelenmesi
2. Makalenin Yazar(lar)ı
Emre Cihan Ateş, Ahmet Saluk
3. Makale Künyesi (APA Standardı)
Ateş, E. C., & Saluk, A. (2018). Bilişim Suçları Kapsamında Suça Sürüklenen Çocukların İncelenmesi. HUMANITAS – Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi, 6(12), 154-176.
Anahtar Kelimeler: Bilişim, Çocuk, Suç, Bilişim Suçu, Mağdur
4. Makale Erişim Adresi
https://dergipark.org.tr/tr/pub/humanitas/article/425792?issue_id=39880
5. Giriş
Teknolojinin ve internet kullanımının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte bilişim ortamında işlenen suçlar da giderek artmaktadır. Özellikle çocuklar ve gençler interneti yoğun şekilde kullandıkları için bu durumdan daha fazla etkilenebilmektedir. Çocuklar bazen bu ortamlarda suçun mağduru olurken, bazı durumlarda da çeşitli nedenlerle suça sürüklenebilmektedir.
Bilişim suçlarına yönelmede yalnızca teknolojik imkânlar değil; aile yapısı, sosyal çevre, eğitim ve denetim eksikliği gibi faktörler de etkili olabilmektedir. Bu nedenle bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocukların özelliklerinin incelenmesi önemli görülmektedir.
Bu makalede bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocukların bazı özellikleri incelenmiş ve bu çocukların suç türleri ile çeşitli demografik özellikleri arasındaki ilişkiler ele alınmıştır.
6. Araştırmanın Amacı
Bu makalenin temel amacı, bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocukların bazı özelliklerini incelemek ve bu çocuklara ilişkin genel bir profil ortaya koymaktır. Araştırmada özellikle çocukların yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve işledikleri bilişim suçu türleri gibi çeşitli değişkenler ele alınarak değerlendirilmiştir.
Bunun yanı sıra çalışmada, çocukların hangi tür bilişim suçlarına daha fazla yöneldiği ve bu suçların hangi koşullar altında ortaya çıktığı incelenmiştir. Bu sayede bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocukların özelliklerinin daha iyi anlaşılması ve bu alanda yapılacak önleyici çalışmalara katkı sağlanması amaçlanmıştır.
7. Araştırmanın Yöntemi
Bu araştırmada bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocuklar, Türkiye’deki resmi istatistikler üzerinden incelenmiştir. Çalışmada veri kaynağı olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan çocuk suçluluğuna ilişkin istatistikler kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, çocukların bilişim suçlarıyla ilişkili durumlarını ortaya koyabilmek amacıyla çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmiştir.
Araştırma kapsamında çocukların yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve işledikleri suç türleri gibi demografik özellikleri incelenmiş ve bu özelliklerin bilişim suçlarıyla olan ilişkisi analiz edilmiştir. Çalışma daha çok mevcut verilerin incelenmesine dayandığı için betimsel (tanımlayıcı) bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu sayede bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocukların genel özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Elde edilen veriler analiz edilerek çocukların bilişim suçlarıyla karşılaşma veya bu suçlara karışma durumları değerlendirilmiş ve ortaya çıkan sonuçların, aileler, eğitimciler ve ilgili kurumlar açısından suçun önlenmesine yönelik çalışmalara katkı sağlayabileceği düşünülmüştür.
8. Bulgular
Araştırmada elde edilen bulgular, bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocukların bazı ortak özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. İncelenen verilerde, bilişim suçlarına karışan çocukların büyük çoğunluğunun erkek olduğu görülmektedir. Bu durum, genel suç istatistiklerinde de benzer şekilde erkek çocukların suça daha fazla karıştığını gösteren araştırmalarla paralellik göstermektedir.
Yaş dağılımına bakıldığında ise bilişim suçlarına karışan çocukların çoğunlukla 15–17 yaş aralığında olduğu dikkat çekmektedir. Bu yaş grubundaki çocukların teknolojiye daha fazla ilgi duyması, interneti yoğun şekilde kullanması ve dijital ortamlarda daha aktif olması bu durumun ortaya çıkmasında etkili olabilir.
Eğitim durumu incelendiğinde ise suça sürüklenen çocukların önemli bir kısmının ortaöğretim düzeyinde olduğu görülmektedir. Bunun yanında bazı çocukların eğitim hayatından uzaklaşmış veya okulla bağlarının zayıflamış olması da dikkat çeken bir diğer noktadır. Bu durum, eğitim sürecinin çocukların suçtan uzak tutulmasında önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir.
Bilişim suçlarının türleri incelendiğinde ise çocukların daha çok bilişim sistemlerine izinsiz erişim, hesap ele geçirme veya internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık gibi suçlara karıştıkları görülmektedir. İnternet ortamında anonim olabilme imkânı ve dijital ortamın denetlenmesinin zor olması, çocukların bu tür suçlara yönelmesini kolaylaştırabilmektedir.
Bu bulgular değerlendirildiğinde, çocukların bilişim suçlarına yönelmesinde yalnızca teknolojik imkanların değil; aile denetimi, eğitim süreci ve sosyal çevre gibi faktörlerin de etkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle bilişim suçlarının önlenmesi için yalnızca hukuki düzenlemelerin değil, aynı zamanda eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının da önemli olduğu söylenebilir.
9. Sonuç ve Değerlendirme
Makale genel olarak değerlendirildiğinde, bilişim suçları kapsamında suça sürüklenen çocukların belirli özellikler etrafında yoğunlaştığı görülmektedir. Araştırma bulgularına göre bilişim suçlarına karışan çocukların çoğunluğunu erkekler oluşturmakta ve bu çocukların büyük kısmı 15–17 yaş aralığında bulunmaktadır. Ayrıca eğitim durumları incelendiğinde, ortaöğretim düzeyindeki çocukların bu suçlara daha fazla karıştığı görülmektedir. Bu durum, ergenlik döneminde internet kullanımının artması ve çocukların dijital ortamlarda daha aktif olmasıyla ilişkili olabilir.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise çocukların daha çok bilişim sistemlerine izinsiz erişim, hesap ele geçirme veya internet üzerinden gerçekleştirilen bazı dolandırıcılık türleri gibi suçlara yönelmesidir. İnternet ortamının sağladığı anonimlik ve denetimin sınırlı olması, çocukların bu tür suçları daha kolay gerçekleştirebileceğini düşündürmektedir.
Benim görüşüme göre, bilişim suçlarına sürüklenen çocukların sayısının artmasında teknolojinin hızla gelişmesi kadar internet kullanımına yönelik bilinç eksikliği de önemli bir etkendir. Özellikle gençlerin internet ortamında karşılaşabilecekleri hukuki ve etik sorumluluklar konusunda yeterince bilgilendirilmemesi bu tür durumların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle okullarda bilişim etiği ve dijital güvenlik konularının daha fazla ele alınmasının faydalı olacağını düşünüyorum.
Sonuç olarak, bilişim suçlarıyla mücadelede yalnızca hukuki yaptırımların yeterli olmayacağı, bunun yanında ailelerin, eğitim kurumlarının ve ilgili kurumların çocukları bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmasının da büyük önem taşıdığı söylenebilir. Özellikle eğitim yoluyla çocukların teknolojiyi doğru ve güvenli şekilde kullanmaları sağlanırsa, bilişim suçlarına yönelme riskinin de azalabileceği düşünülmektedir.
Hazırlayan: Mustafa ŞA 100222513



