T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: Emir Efe Kaya 100222012

İçindekiler

  1. MAKALE ADI 
  2. YAZARLAR 
  3. MAKALE KÜNYESİ 
  4. MAKALE ERİŞİM ADRESİ 
  5. MAKALE ÖZETİ 
  6. GİRİŞ 
  7. ARAŞTIRMANIN AMACI 
  8. YÖNTEM
    1. Araştırma Modeli
    2. İncelenen Veri Setleri ve Belgeler 
  9. BULGULAR 
  10. TARTIŞMA VE SONUÇ 
  11. İNCELEME SONUÇLARI VE ÖNERİLER 

1. MAKALE ADI

Otonom Silah Sistemlerinin Kullanımında Sorumluluk Boşlukları Bağlamında Uluslararası Hukukta Devlet Sorumluluğunun Yeniden Analizi 

2. YAZARLAR

Hülya KAYA

3. MAKALE KÜNYESİ

Kaya, H. (2025). Otonom silah sistemlerinin kullanımında sorumluluk boşlukları bağlamında uluslararası hukukta devlet sorumluluğunun yeniden analizi, SAVSAD Savunma ve Savaş Araştırmaları Dergisi, 35(2), 165-204. 

Anahtar Kelimeler: Otonom silah sistemleri, Otonomi, Yapay zekâ, Uluslararası hukuk, Devletin sorumluluğu. 

4. MAKALE ERİŞİM ADRESİ

https://dergipark.org.tr/tr/pub/savsad/article/1689306

5. MAKALE ÖZETİ

Yapay zekâ teknolojisinin askerî alana uygulanmasıyla otonom silah sistemleri, güvenlik ve muharebe alanlarında giderek artan bir hızla kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu silahların otonomi seviyelerinin tam otonomiye yaklaşması, hukuki tartışmaları beraberinde getirmiştir. Doktrinde, ölümcül otonom silah sistemlerinin kullanımından doğabilecek hukuka aykırı eylemlerde insan unsurunun kaybolacağı ve bu durumun bir “sorumluluk boşluğu” (responsibility gap) yaratacağı iddiaları öne çıkmaktadır. Bu çalışma, otonom silah sistemlerinin uluslararası platformda tanımlanma çabalarını ve bu sistemlerin “devletin ajanı mı yoksa aracı mı” olduğu tartışmalarını incelemektedir. Uluslararası Hukuk Komisyonunun Devlet Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri (ARSIWA) ışığında yapılan analiz, mevcut devlet sorumluluğu rejiminin, bu yeni silahların kullanımından doğabilecek hukuka aykırı eylemleri kapsayacak geniş bir hukuki cephaneliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. 

6. GİRİŞ

Son yıllarda insansız hava araçları (İHA), silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve kamikaze dronlar gibi yapay zekâ destekli otonom silah sistemlerinin gelişmesi, uluslararası güvenlik dinamiklerini ve savaşın doğasını köklü bir şekilde değiştirmiştir. Bu durum askerî stratejilerde devrim yaratırken, uluslararası hukuk açısından ciddi etik ve hukuki sorunları da gündeme getirmektedir. 

Ölümcül otonom silah sistemlerinin sahip olduğu neredeyse tam bağımsız saldırı ve savunma yetenekleri, uluslararası insancıl hukukun (orantılılık, ayrım gözetme, ihtiyatlı davranma) temel prensipleriyle uyumlu olup olmadığı tartışmalarını başlatmıştır. Bu sistemlerin nevi şahsına münhasır doğası nedeniyle, hukuka aykırı eylemlerin kime isnat edileceği konusunda bir “sorumluluk boşluğu” oluşacağı iddia edilmektedir. Makale; bu iddiaları mercek altına alarak, ölümcül otonom silahların BM nezdindeki tanımlanma süreçlerini, ABD Savunma Bakanlığı Direktifi gibi temel belgeleri ve yapay zekâya tüzel kişilik atfedilmesi tartışmalarını analiz etmektedir. 

7. ARAŞTIRMANIN AMACI

Problem Cümlesi: Devletin silahlı kuvvetleri tarafından otonom silah sistemi kullanılması halinde, anılan otonom silah sistemlerinin kasıtlı veya kasıtsız eylemleri uluslararası hukukta ilgili devlete atfedilebilir mi? Bu çalışmanın temel amacı, iddia edilen “sorumluluk boşluğu” meselesine karşı devletin otonom silah sistemlerini kullanımından doğan uluslararası hukuka aykırı eylemlerinden doğan sorumluluğunu ve hesap verebilirliğini analiz etmektir. 

8. YÖNTEM

Bu çalışma normatif ve doktriner bir hukuk araştırmasıdır.

  • Araştırma Modeli: Çalışma, uluslararası hukukta devletin sorumluluğuna ilişkin mevzuat olan ARSIWA (Responsibility of States for Internationally Wrongful Acts) kapsamında normatif analiz, içtihatlar ve doktriner hukuk yöntemiyle yürütülmüştür. 

İncelenen Veri Setleri ve Belgeler:

  • BM Hükümet Uzmanları Grubu (UN GGE) ve Belirli Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi (CCW) toplantı raporları. 
  • İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) raporları. 
  • ABD Savunma Bakanlığının (US DoD) 2012 ve 2023 tarihli “Silah Sistemlerinde Otonomi” direktifleri. 
  • Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) kararları ve uluslararası hukuk doktrini. 

9. BULGULAR

  • Sorumluluk Boşluğu İddialarının Reddi: Otonom silah sistemleri (AWS) doğası gereği ne kadar gelişirse gelişsin, mevcut hukuk anlamında bizatihi bir “silahtır”. Bir silahın uluslararası hukuka aykırı bir şekilde programlanması veya kullanılması durumunda, bunu gerçekleştiren insan operatörlerin, komutanların ve nihayetinde devletin sorumluluğu devam eder; dolayısıyla bir “hesap verebilirlik boşluğu” yoktur. 
  • Otonom Silahların Ajan Değil Araç Olması: Tam otonom silah sistemlerini ARSIWA madde 8 çerçevesinde “devletin bir ajanı” olarak yorumlamak sorunludur; çünkü bu durum zımnen makinelere hukuki kişilik veya ahlaki faillik bahşedilmesi anlamına gelir. Otonom silahlar, uluslararası hukukun özneleri değil, savaş araçlarıdır. 
  • Devlete Atıf (İsnat) Kurallarının İşlevselliği: ARSIWA’da yer alan atıf kurallarının temeli nedensel (illî) değil, işlevseldir. Bir uluslararası hukuka aykırı fiilin işlenmesi insan davranışına dayanır. Devlet, silahlı çatışmalarda otonom silah sistemlerini kendi organları (orduları) vasıtasıyla kullandığı için, bu sistemlerle gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemler doğrudan devlete atfedilebilir. 
  • Mevcut Rejimin Yeterliliği: Devlet sorumluluğu rejimi, bireysel cezai sorumluluğun tamamlayıcısıdır. ARSIWA mevzuatı, otonom özellikli silah sistemlerinden kaynaklanan uluslararası hukuka aykırı eylemlerin yarattığı sorunları çözebilecek esnekliğe ve genişliğe sahiptir. 

10. TARTIŞMA VE SONUÇ

Makale, yapay zekâ sistemlerini analiz ederken makinelere insani özellikler atfetme eğilimi olan “android yanılgısına” (android fallacy) düşülmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunmaktadır. Sorumluluk boşluğu endişesi yersizdir; sistemler insanlar tarafından programlanmakta ve devlet mekanizmaları tarafından sahaya sürülmektedir. 

Her ne kadar mevcut uluslararası hukuk, otonom silah sistemlerinin kullanımını kapsasa da, konuya özgü uluslararası bir antlaşmaya (lex specialis) ihtiyaç duyulmaktadır. 2026 yılı sonuna kadar BM çatısı altında neticelenmesi öngörülen yeni bir uluslararası antlaşma ile otonom silahların yasakları ve sınırlandırmaları daha net bir çerçeveye oturtulabilecektir. Ancak bu antlaşma yapılana kadar da mevcut Devlet sorumluluğu doktrini (ARSIWA), bu yeni gelişen teknolojik sistemlerin yol açabileceği potansiyel sorun alanlarını düzenlemek için gayet yeterli ve öngörülüdür. 

11. İNCELEME SONUÇLARI VE ÖNERİLER

Bu çalışma, yeni nesil savaş teknolojilerinin hukuki boyutunu ele alırken, teknolojik determinizme kapılmadan “hukukun temel kurallarının (devlet sorumluluğu) esnekliği ve kapsayıcılığını” başarıyla savunmaktadır. Özellikle yapay zekâya tüzel kişilik verme gibi spekülatif akımlara karşı, hukukun mevcut gücünü (ARSIWA) hatırlatması açısından çok kıymetli bir eserdir.

Araştırmanın bulguları ışığında aşağıdakiler önerilebilir:

  • Savunma sanayi şirketleri ve silahlı kuvvetler, otonom silah sistemlerini tasarlarken ve konuşlandırırken hukuki sorumluluğun doğrudan devlette ve komuta zincirinde olduğunu bilerek “anlamlı insan kontrolü” (meaningful human control) mekanizmalarını sistem mimarisine entegre etmelidir.
  • Uluslararası toplum ve karar alıcılar, makalenin de işaret ettiği gibi, sorumluluktan kaçmak için makinelere fail statüsü verme argümanlarını reddetmeli ve otonom silahlar için hızla lex specialis (özel yasa) niteliğinde bir Birleşmiş Milletler Antlaşması hazırlığını 2026 yılı bitmeden tamamlamalıdır.
  • Ulusal askerî angajman kuralları (ROE), otonom sistemlerin “kasıtsız angajman” risklerine karşı, uluslararası insancıl hukukun ayrım gözetme ve orantılılık ilkelerini koruyacak şekilde güncellenmelidir.

Hazırlayan: Emir Efe Kaya 100222012

——————-   
Creative Commons Lisansı
Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.