İÇİNDEKİLER

Giriş

Dijital Vatandaşlık Nedir?

Dijital Vatandaşlığın Boyutları

Dijital Etiği Kapsayan Konular

Dijital Etiğe Uygum Durumlar

Bilgi Toplumu Ve İş Etiği

Sonuç

Kaynakça

Giriş

Günümüz toplumunda hızla gelişen teknoloji ile birlikte dijital vatandaşlık, dijital etik, dijital sorumluluklar gibi yeni kavramlar oluşmuştur. Günümüzde akıllı mobil cihaz kullanan herkesin birer  dijital sorumlulukları ve hakları vardır. Fakat E-DEVLET hesabı olan herkes dijital vatandaş değildir. Dijital vatandaş kısaca dijital ortamda iletim kurabilen, uygulamaları kullanabilen, alışveriş yapabilen, eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanan bunların yanı sıra dijital hak ve sorumluluklarının bilince olan ve etik kurallara uyan bireylerdir. Yalnızca bir e-devlet hesabı sizi dijital vatandaş yapmaz.

Cinsiyet, ırk, yaş, etnik kimlik vs. özelliklere bakılmaksızın herkes dijital vatandaş olabilir ve teknolojini tüm yararlarından faydalanabilir ve haksızlığa uğradığında haklarını savunabilir. Tüm bunların yanı sıra herkesin uyması gereken etik kurallar da vardır. Bu kapsamda makalede daha önce yapılmış araştırmaların temellerine dayandırılarak dijital etik ve sorumluluklar, bilgi toplumu ve iş etiği incelenecektir.

Dijital Vatandaşlık Nedir?

Bilişim ve iletişim teknolojilerinin gün geçtikçe gelişmekte, bu teknolojilerin kullanıldığı araçlar yaygınlaşmaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak bu araçlar sayesinde bilgiye her yerden ulaşılabilmekte ve her birey dünyanın farklı bir coğrafyasındaki ülke vatandaşı ile iletişim kurabilmektedir. Dijital vatandaşlık kavramı bu gelişmelerin bir sonucu olarak çıkmıştır. Diğer bir ifade ile internetin iletişim ve haberleşme noktasında ülke sınırlarını ortadan kaldırması, dünyayı küreselleştirmesi bu kavramın ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Teknolojiyi ve teknolojiyle beraber hayatımıza giren dijital araçları doğru kullanmasını bilen, etik kurallara ve kişi haklarına dijital platformda da saygı duyan ve bu araçları güvenlik ve sorumluluk bilinciyle kullanmasını bilen kişiye dijital vatandaş denmektedir. Dijital vatandaşlık ise kısaca, teknoloji kullanımı ile ilgili dijital vatandaşların sorumluluk sahibi davranış normları olarak tanımlanmaktadır (Mossberger, Tolbert, & S. McNeal, 2007).

 Bu tanımdan özetle dijital vatandaşlık için şu tanımı yapabiliriz; Dijital vatandaşlık, bireylerin teknolojiyi etik kurallara uyarak, içinde bulunan 9 boyuttan (dijital sağlık, dijital güvenlik, dijital etik, dijital okur-yazarlık, dijital iletişim, dijital ticaret, dijital kanun, dijital erişim, dijital hak ve sorumluluklar) yararlanmasıdır. Akıllı mobil cihazı olan her bireyin dijital bir kimliği vardır. Dijital kimliğiniz sizin internetteki parmak izinizdir.

 Teknolojinin her gün biraz daha gelişmesi, farklı dijital araç ve gereçlerinin kullanımına fırsat tanımaya başlamış ve dijital vatandaşlığın daha fazla boyutlarda ele alınabileceğini göstermiştir. Ribble’in dijital vatandaşlık için önerdiği 9 boyuta bulut bilişim ile akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar ve tabletler gibi dijital araçların da eklenip dijital vatandaşlık, 11 boyutta incelenmeye başlamıştır (Alberta, 2012).

 Konu üzerinde birkaç tanımı daha incelediğimizde şu bilgilere ulaşabiliyoruz;

İnternetin insanlar ve toplumlar üzerinde yarattığı etki vatandaşlık kavramını dijital ortama taşımış ve dijital vatandaşlık kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital vatandaşlık, ‘internet ortamında etik ve evrensel kurallar çerçevesinde her türlü tehlikenin bilincinde hareket etmek’ olarak tanımlanabilir.(Aydın, Türk Kütüphaneciliği 29, 2015,142-146. )

Dijital Vatandaşlığın Boyutları

           

Digital Vatandaşlık

Dijital vatandaşlık ve alt boyutlarıyla ilgili olarak; ““birey” olmanın aynı zamanda çok daha geniş bir “dünya ailesi” ne ait olmak olduğunun bilincine varacak, yaşadığı topluma ve ülkesine, toprağına samimi bir hisle bağlanacak, bilim ve teknolojiyi etkin şekilde kullanarak gerekli teknik bilgi, birikim, beceri ve yeterliliklere sahip kuşaklar yetiştirmek hedeflenmiştir” ifadesine yer verilmiştir (MEB, 2017a).

 Özetlemek gerekirse dijital erişim her bireyin teknolojik imkanlardan eşit şekilde yaralanmasıdır. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir dönem öğrencilere dağıttığı tabletler örnek gösterilebilir.

Dijital vatandaşlığın 2. Boyutu olan dijital ticaret dijital vatandaş olmanın etkilerini, ekonomik yönden ortaya koymaktadır. Geleneksel yöntemlerle yüz yüze yapılan ürün ve hizmet alışverişi, çevrimiçi ortamda şehirler, ülkeler hatta kıtalar arası elektronik olarak yapılmaya başlamış, alışveriş kavramını değiştirmiştir. Buna örnek olarak Amazon’un ve eBay’ın kurulması verilebilir. Bu firmaların, küreselleşen dünyada alışveriş kavramını yeniden tanımladığı bilinmektedir. Bir başka boyut olan e-sosyalleşme, bireylerin gerek resmi gerekse kişisel işlerinde çevrimiçi ortamda daha çok etkileşim kurarak sosyalleşmesidir. Eid ve Ward (2009), bilgi ve iletişim teknolojileri sayesinde gelişen sosyal ağ siteleri, (Twitter, Facebook, Linkedin, Instagram vb.) video paylaşım siteleri ve bloglar aracılığıyla milyonlarca insanın ortak ilgi alanlarını, aktivitelerini paylaşarak yerel, bölgesel ve küresel topluluklara çevrimiçi etkileşim içinde olduğunu ve böylelikle bilgilerin anlık olarak aktarılabildiğini belirtmektedir (Yalçınkaya B, Cibaroğlu, M.O(2019) Dijital Vatandaşlık Algısının İncelemesi, Business & Management Studies: An International Journal Vol.:7 Issue:4 Year:2019, pp.1188-1208).

Dijital İletişim boyutu kısaca dijital araçlar ve mecralar aracılığıyla inşalarla iletişime geçmektir. Konu hakkında yapılan araştırmalara baktığımızda dijitalleşen dünyada iletişim kurulurken dilimizin olumsuz etkilendiği görülmüştür.

 “2012 yılı Nisan ayında gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre Türkiye genelinde hanelerin %47,2’si evden  İnternete erişim imkânına sahiptir. Bilgisayar ve İnternet kullanım oranları 16‐74 yaş grubundaki erkeklerde %59 ve %58,1 iken, kadınlarda %38,5 ve %37’dir. Bilgisayar ve İnternet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş  grubu %48,7 ile 16‐24 arasındaki yaş  grubudur.” (www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=10880). TUİK verilerine göre gençler arasında internet kullanım oranı çok yüksektir.  İnternet, yazı‐ses‐görüntünün bir arada olduğu etkileşimli bir medyadır dolayısıyla Türkçe açısından çocukları ve gençleri en çok etkileyebilecek iletişim aracıdır. Ülkemizde sosyal medya kullanımı da giderek artmaktadır. 2012 Temmuz verilerine göre 7,2 milyon Twitter kullanıcısı vardır (Irak&Yazıcıoğlu, 2012, 23). Aralık 2012 itibariyle dünyada Facebook kullanıcılarının sayısı 970 milyonu bulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri, 168  milyon kullanıcı ile ilk sırada iken Türkiye 32 milyon kullanıcı ile yedinci sıradadır (www.ab.org.tr/ab13/bildiri/206.pdf).  

Dijital vatandaşlığın 4. Boyutu Dijital okur-yazarlık. Dijital ortamda okur-yazarlık dijital vatandaşlığın en önemli ayaklarından birini oluşturmakla beraber bu kavram, bilinen okur-yazarlıktan bile daha önemli bir hal almaya başlamıştır. Çünkü günümüz çağında bir çocuk, eğitim-öğretim faaliyetlerinden önce dijital araçları kullanmaya ve bu araçlar hakkında bilgi sahibi olmaya başlamaktadır. İnternet okur-yazarlığı ise internetin doğru kullanımı, doğru bilgiye ulaşma çabası ve internette doğruluğundan emin olduğumuz bilginin paylaşımı ve bu sayede doğru bir öğrenme-öğretme süreçleri gerçekleştirme aşamalarını kapsamaktadır. Aksi takdirde doğru bilgi etkileşiminin yapılamaması internete hem içerik hem temas hem de ticari risklerin oluşumuna kadar giden bir süreci başlatacaktır. İnternet risklerinin oluşmasındaki en büyük etken de, internette doğru olmayan veya başka bir tabirle istismar edici, aldatıcı veya yanıltıcı bilgilerin üretilmesi ve paylaşılmasından kaynaklanmaktadır (Ahmet Çubukcu, Şahin Bayzan, Middle Eastern & African Journal of Educational Research, Issue 5, Year 2013, 156-157).

Şimdi ise bizim en çok ilgilendiğimiz boyut olan 5. Boyut yani dijital etik konusuna geldik.

Dijital araçları doğru kullanmak kadar etik kullanmak da önemlidir. Çevrimiçi ortamda internet araç ve gereçlerini kullanırken başkalarının haklarına saygılı olacak sorumlulukta hareket etmek önemlidir. Örneğin, doğru bil dil üslubu ve ahlaki davranış normlarını çevrimiçi ortam da sürdürebilmek etik olgusu içerisinde gösterilebilir. Etik olgusuna internet üzerinde dikkat etmemek içerik riskleri içerisinde özellikle kışkırtıcı içeriklerin paylaşılması ve temas risklerinde de siber zorbalık vakalarının oluşumuna zemin hazırlayabilmektedir. İyi bir dijital vatandaşın internette de etik olgusuna dikkat etmesi gerekmektedir(Ahmet Çubukcu, Şahin Bayzan, Middle Eastern & African Journal of Educational Research, Issue 5, Year 2013, 157).

Dijital Kanun: Tüm dijital ortamda dikkat edilmesi gereken kurallar olduğu gibi özellikle internet ortamında da dikkat edilmesi gereken kurallar bütünü mevcuttur. Bir dijital vatandaşın, gerçek hayatta suç olan tüm davranışların internette de yapılmasının suç olduğu bilinciyle hareket etmesi ve internette suç işleyenleri ilgili mercilere şikâyet etmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, internetin üç risk boyutuyla da içerikler üretmek ve bu içerikleri paylaşmak suç teşkil edebilmektedir (Ahmet Çubukcu, Şahin Bayzan, Middle Eastern & African Journal of Educational Research, Issue 5, Year 2013, 157).      

 Dijital Hak & Sorumluluklar: İnternet, dijital araçlar içerisinde önemli bir yere sahip olmakla beraber çoğu dijital araç, internet teknolojisini de sunmaya başlamıştır. İnternet, herkesin kendini özgürce ifade edebildiği bir mecra olabilmesinin yanı sıra bu ifade özgürlüğünün başkalarının kişisel haklarını ihlal etmeyeceği ölçüde sınırlı olabileceği, çevrimiçi ortamın hak ve sorumluluk çerçevesindeki denge noktasını oluşturmaktadır. Örneğin, internetten bir bilgi araştırırken alıntı yapılacak bilginin ne şekilde kullanılabileceği, o bilgi üstündeki fikri sınai haklar ve bu haklar çerçevesindeki mevcut olan çevrimiçi sorumlulukları mevcuttur. Benzer şekilde, internet ortamında yapılan haksızlıklar ve internet ortamının barındırdığı yasadışı içeriklere karşı bir dijital vatandaşın sorumlulukları mevcuttur. Bu noktada, internetteki bütün risk gruplarına karşı hak ve sorumluluklarımız mevcuttur(Ahmet Çubukcu, Şahin Bayzan, Middle Eastern & African Journal of Educational Research, Issue 5, Year 2013, 157).

 Dijital Sağlık: Dijital ortamda sağlık faktörü genellikle olumsuz yönleriyle karşımıza çıkmaktadır. Dijital araçları ve özellikle çevrimiçi teknolojiler ve bilgisayarları kullanırken gerek fiziksel gerek psikolojik gerekse de ruhsal birçok hastalık türüne bir dijital vatandaş maruz kalabilmektedir. Bunların başında antropometri bilimi içinde incelenen kas-iskelet rahatsızlıklarından, internet ve oyun bağımlılığına ve hatta internetin içerik riskleri sonucu özellikle çocuklarda oluşan ruhsal bozukluklara kadar birçok sağlık problemi ile karşılaşılabilmektedir. Bu doğrultuda, internetin içerik ve temas riskleri dijital vatandaşlığın dijital sağlık boyutunu doğrudan etkileyen faktörler arasındadır (Ahmet Çubukcu, Şahin Bayzan, Middle Eastern & African Journal of Educational Research, Issue 5, Year 2013, 157).

 Dijital Güvenlik: Dijital ortamda güvenlik en az gerçek hayat fiziksel güvenliği kadar önemli hale gelmeye başlamıştır. 2013 yılı itibari ile siber güvenlik, siber farkındalık gibi kavramların daha fazla konuşulmaya başlanacağı öngörülmektedir (Kıvırcık, 2013). Çünkü siber güvenlik açıklıkları ve dijital ortamda yapılan saldırıların ve istismarların her geçen gün artması ülkelerin teknolojik sistemlerini, bireylerin dijital cihazlarını ve dolayısıyla yapılan tüm faaliyetleri etkileyecek sonuçlar doğurabilmektedir. Dijital veya siber güvenlik kavramları internet boyutuyla ele alınacak olursa internet güvenliği ve güvenli internet kavramlarının her geçen gün daha da önemli hale gelmeye başlayacağı büyük olasılıktır. Bir dijital vatandaş ise kişisel bilgi güvenliğine internet üstünde oldukça dikkat etmeli ve internet ortamında gezindiği sayfaların güvenilirliğine dikkat etmelidir. Ayrıca, dijital vatandaşın bilgisayar ve internet ortamında çeşitli kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla sağlanan filtreleme programları, güvenli internet paketleri ve anti-virüs programları içeren internet koruma paketlerine kendi güvenliği açısından sahip olması gerekmektedir. Aksi takdirde internet, hem içerik hem temas hem de ticari risk boyutlarıyla bir dijital vatandaş üstünde güvenlik açısından ciddi risk unsurları oluşturabilmektedir(Ahmet Çubukcu, Şahin Bayzan, Middle Eastern & African Journal of Educational Research, Issue 5, Year 2013, 157-158).

Dijital Etiği Kapsayan Konular

Teknoloji imkanlarını başkalarını olumsuz etkilemeyecek biçimde kullanmak.

Örneğin bir arkadaşınızın sosyal medya profiline beğenerek yüklediği bir fotoğrafın altına çirkin bir yorum yapma hakkınız yoktur. Bu şekilde hem kişileri olumsuz etkilemiş hem de kişilerin dijital etik kurallarına aykırı davranmış olursunuz.

Online ortamlarda diğer insanlara karşı saygılı olmak.

Yine yukarıdaki örnekten yola çıkalım. Birinin profilindeki fotoğrafın altına rahatsız edici söz ve ya da küfür yazmamalısınız. Sizden yaşça büyük ya da küçük olmasının hiçbir önemi yoktur. Bireylere ve haklarına saygı duymalıdır. Tabii ki beğenmediğiniz görüntüleri belirtme hakkınız vardır fakat bunu yaparken başka insanların haklarını suistimal etmemelisiniz.

Dijital Etiğe Uygun Durumlar

Çevrim içi olduğunuz zaman da çevrim dışında olduğunuz gibi tanıştığınız insanlara, paylaşımlarına yorum yaptığınız kişilere karşı saygılı, kibar ve duyarlı olmak dijital etik açısından olumlu bir davranıştır. Size yapıldığında hoşlanmayacağınız küfür, hakaret içeren yorumları sizde başkalarına yapmalı, takma isimler yapıştırarak kimseyi utandırmamalısınız. Bir gönderiye yorum yapacağınız zaman yazdıklarınızı enine boyuna düşünmelisiniz. Başkalarını hakaret içeren yorumlarına cevap vermemeli ve başkalarının gönderilerine hakaret etmemelisiniz. Bu durum diyaloğunuzu daha da kötü seviyelere dönüştürebilir. Ses tonunuzu, duygu durumunuzu iletmek, mizah ve kişiselliğinizi katmak için yüz ifadesi gibi simgeleri kullanabilirsiniz ancak bunu yaparken yanlış anlaşılmanıza sebep olacak simgeler kullanmamaya özen göstermelisiniz. Unutulmamalı ki her şey kararlı kullanıldığında güzeldir. Sözcüklerinizi büyük harflerle yazmaktan kaçınmalısınız çünkü bu karşınızdakine bağırıyormuşsunuz hissi uyandırır üstelik zor okunur. Herhalde hiç kimse öyle olmadığı halde agresif görünmek istemez. Bunu göz önünde bulundurarak dijital ortamda iletilerinize dikkat etmelisiniz. Bir şey yayınlamadan önce çok iyi düşünün. Çünkü sanal ortamda paylaştığınız fotoğrafların ses ve görüntü kayıtlarının blog yazılarınızın arkadaşlarınızın sayfalarında ya da chatleşme sırasında yazdığınız yazıların hepsinin dijital bir izi vardır. İnternetteki diğer bütün bilgiler gibi sizinle ilgili bu bilgiler de daima internette kalabilir. Bu nedenle ileride sizi ya da bir başkasını zor durumda bırakacak hiçbir bilgiyi ya da belgeyi internet ortamında paylaşmayın. Tüm bunlar karşınızdaki kişilerin ve sizlerin uyması gereken uygulaması küçük fakat sorumluluğu büyük olan kurallardır.

Bilgi Toplumu Ve İş Etiği

Bilgi toplumu ile birlikte, bilgi teknolojilerine ulaşmak ve bunlara sahip olmak daha da kolaylaşmıştır. Bu doğrultuda, bilgi teknolojileri üretimde, eğitimde, bireyler arası iletişimde, alışverişte ve sosyal yaşamda geniş bir alanda kullanılır hale gelmiştir. Bu nedenle, teknolojiye bağlı gelişen yeni sosyal ilişkiler beraberinde yeni davranış kalıpları ve biçimleri de ortaya koymaya başlamıştır. Bu durum birey– birey, birey–kurum ve kurum–kurum arası ilişkilerin değişmesine neden olmuştur. Bu doğrultuda, yaşanan değişim, enformasyon toplumunun genel yapısından kaynaklanan ve bilgi teknolojilerinin sıklıkla kullanılmasına dayalı yeni etik sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu çerçevede, bilgiye erişim hakkı ve güvenlik sorunuyla mahremiyet, kişisel haklar arasında ortaya çıkan çelişki dikkat çekicidir. Bu çerçevede, bilgiye erişim kişisel bir hak olmakla birlikte, başka bir kişinin özeline ilişkin bilgiye erişim o kişinin haklarını zedelemektedir. Ayrıca, günümüzde giderek artan güvenlik sorununu çözmeye yönelik geliştirilen uygulamalar ise bireyin mahremiyetine, özel hayatına ilişkin tehditler oluşturabilmektedir. Bilişim teknolojilerinin gücündeki artışla birlikte kişilere ilişkin özel bilgilerin kişinin bilgisi ve onayı olmadan toplanması, saklanması, dağıtılması, üzerinde değişiklik yapılması ve kötü niyetli kullanımı mümkün hale gelmiştir (Dedeoğlu, 2006, 3). Öyle ki, 1999 yılında yapılan bir araştırmada, web sitelerinin % 93’ünun isim, e–posta gibi kişisel bilgilerden, % 57’sinin ise yaş, cinsiyet ve posta kodu gibi demografik bilgilerden en az birini topladığı tespit edilmiştir (Boatright, 2003, 173). Bununla birlikte, bilişim teknolojilerindeki gelişmeler, hırsızlık gibi suçların yanı sıra, kredi kartı dolandırıcılığı, bilgi yayma, karalama kampanyaları başlatma, sistemleri çökertme, virüslü yazılımlarla zarar verme gibi yeni suçların da gündeme gelmesi için bir neden oluşturmuştur. Ayrıca, zimmete para geçirme, bilgi çalma, bir sisteme uzaktan erişimle işlevsiz hale getirerek kişi ya da kurumlara zarar verme gibi suçların yapılması daha kolaylaşmıştır. Bir diğer sorun ise, elektronik ortamda bulunan fikir eserlerinin kolaylıkla kopyalanıp dağıtılabilmesidir. Bu çerçevede, bir yandan adalet algısı zarar görürken öte yandan bu alandaki çalışmaların sürdürülebilirliği de tehlikeye düşmektedir (Dedeoğlu, 2006, 5). Teknolojik değişimlerle birlikte ne zaman ne de mekan kavramı eskisi gibidir. Bu süreçte, birçok alışkanlıklarımızın kaybolmasına ya da farklı biçimlere dönüşmesine göz yumulmaktadır. Toplumların gerek ahlak ve manevi inançları gerekse ticari adetleri ya kaybolmakta ya da şekil değiştirmektedir. Sosyal ilişkilerin yerine sanal ilişkiler geçmekte, böylece toplumsal değerler ya da tabu olarak kabul edilen ne varsa, geçmişte hiç olmadığı kadar hızla ya saldırılara maruz kalabilmekte veya kaybolmaktadır (Turban, 2006, 68). Ayrıca, bilgi teknolojilerine bağlı olarak gelişen küreselleşmenin de işletmeler açısından etik değişimlere neden olduğu söylenebilir. Öyle ki, küreselleşme sonucu farklı kültürler ve sosyo–ekonomik sistemler bir araya gelmiştir. Bu gelişme sonucunda örgütlerin sorumlulukları artmış, küreselleşme sürecinde örgütün toplumsal değer arz eden değerleri önem kazanmıştır (Bingöl, 2003, 23). Kamu alanında ise, bilgi teknolojileri yoluyla daha şeffaf yönetim anlayışı gelişmiştir. E–devlet uygulamaları ile bürokrasi azalmış, verimlilik artmıştır. Rüşvet, yolsuzluk vb. kamu etiği dışı uygulamaların da önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Sonuç olarak, bilgisayar ve internet kullanımı bazı etik sorunlara neden olduğu gibi bazı etik sorunların da ortadan kaldırılmasını sağlamaktadır. Özellikle, elektronik ortamda kandırma, ihmal, özensizlik, virüsler, sistem çökertme, kişisel bilgilerin yayını gibi sorunlar ile karşılaşılmakta, bu ve benzeri sorunların çözümünde de yine bilgi teknolojilerine ihtiyaç duyulmaktadır (Kavi, 2009, 406). Bu tür kullanımda ise, sistem kontrolü mekanizmaları, kameralar vb. sistemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Neticede, internet açıkça bir kamu alanıdır ve bu ortamda olmak bir kasaba meydanında konuşarak yürümeye benzemektedir.

Sonuç

 Son dönemlerde artan teknoloji kullanımı ile birlikte ortaya dijital etik kavramı çıkmıştır. Bununla birlikte bilgi toplumu bireylerinde etik sorumluluklarda farklılıklar olmuştur. Yapılan araştırmalar sonucu dijital vatandaşlığın boyutları ve bilgi toplumu bireylerin sorumluluklarına değindik. Dijital vatandaşlık ve bilgi toplumu bireylerinin hak ve sorumluluklarını öğrenmesi için bu yazıyı derledik.

Kaynakça

Alberta. (2012). Digital Citizenship Policy Development Guide. Edmonton, Canada: Alberta Education School Technology Branch.

Global Digital Citizen Foundation (2014). Digital citizenship agreements. (A. Aydin, Çev.) 23 Şubat 2015 tarihinde https://globaldigitalcitizen.org/wp-contenl:/uploads/2014/03/gdcagreements.png adresinden erişildi.

Görmez, E. (2017a). İlkokul Sosyal Bilgiler Programının Dijital Vatandaşlık ve Alt Boyutları Açısından Yeterliliği. International Journal of Social Science, 60, 1-15. Doi number: http://dx.doi.org/10.9761/JASSS7220 adresinden alınmıştır.

Yalçınkaya, B. & Cibaroğlu, M. O. (2019), Dijital Vatandaşlık Algısının İncelenmesi: Ampirik Bir Değerlendirme, BMIJ, (2019), 7(4): 1188-1208 doi: http://dx.doi.org/10.15295/bmij.v7i4.1140

Tüba Karahisar (2013). AJIT‐e: Online Academic Journal of Information Technology 2013 Summer/Yaz  – Cilt/Vol: 4 ‐ Sayı/Num: 12 DOI: 10.5824/1309‐1581.2013.3.006.x http://www.ajit‐e.org/?menu=pages&p=details_of_article&id=96 adresinden alınmıştır.

Ahmet Çubukcu, Şahin Bayzan, Middle Eastern & African Journal of Educational Research, Issue 5, Year 2013 https://www.guvenliweb.org.tr/dosya/WRQDG.pdf adresinden alınmıştır.

Kıvırcık, C. (2013, Şubat). Telekom Dünyası. 5 16, 2013 tarihinde Telekom Dünyası: http://www.telekomdunyasi.com/internet-gelistirme-kurulu-onculugunde-siberguven-408.html adresinden alındı.

Irak, D.,& Yazıcıoğlu, O.(2012). Türkiye ve Sosyal Medya.İstanbul:Okuyanus Yayınları.

Dedeoğlu, Gözde (2006), “Bilişim Toplumunda Etik Sorunlar”, II. Uygulamalı Etik Kongresi, Ankara, 18–20 Ekim 2006 , Orta Doğu Teknik Üniversitesi.

Boatright, R. John (2003), Ethics and The Conduct of Business, 4th Edition, New Jersey, Pratice Hall Pub.

Turban, Efraim (2006), Electronic Commerce: A Managerial Perspective, Pearson Prentice Hall.

Kavi, Ersin (2009), “Kastamonu’daki Kamu Çalışanlarının İnternet ve Sohbet (Chat) Programlarını Kullanma Alışkanlıklarının Değerlendirilmesi”, Kamu Etiği Sempozyum Kitabı–1, Ankara, TODAİE Yay

Photo By Marvin Meyer on Unplash

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.