İÇİNDEKİLER

  • GİRİŞ
  • BİLİŞİM HUKUKU
  • BİLİŞİM SUÇLARI TÜRLERİ
  • TÜRKİYE’DE İNTERNET HUKUKU
  • BİLİŞİM VE SOSYAL MEDYA VERİLERİNİN ENGELLENMESİ, BOZULMASI, YOK EDİLMESİ VEYA DEĞİŞTİRİLMESİ SUÇU
  • SOSYAL MEDYADA KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
  • SOSYAL MEDYA VE FİKRİ HAKLAR
  • HABERLEŞME GİZLİLİĞİ İHLALİ
  • SOSYAL MEDYADA KİŞİYE, TOPLUMA VE DEVLETE KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN TAMAMI
  • SONUÇ
  • KAYNAKÇA

GİRİŞ

Günümüzde sosyal medya kullanımı oldukça ilgi görmektedir. En etkili iletişim araçları arasında yerini almaktadır. İnternet sayesinde hızlı ve kolay iletişim sağlanmaktadır. Facebook, instagram , twitter , youtube gibi uygulamalar en çok kullanılan sosyal medya platformlarındandır. Peki sosyal medyanın hukuki boyutu nedir?

Bilindiği üzere sosyal medyada paylaşımlar yapabiliyor ve iletişim kurabiliyoruz. Bireylerin sosyal medyalar üzerinde yaptıkları paylaşımlar hukuki ve cezai sorumluluklar içerebilmektedir. Gizlilik en önemli unsurdur. Özel hayatın gizliliği ihlali bir suçtur. Sosyal medyayı dengeli ve güvenli bir şekilde kullanmak oldukça önem taşımaktadır. Çünkü yapılan ihlaller büyük bir soruna dönüşebilmektedir.

BİLİŞİM HUKUKU

Bilişim hukuku sayısal bilginin paylaşımını konu alan hukuk dalıdır. Bilişim Hukuku, bilgi teknolojisi hukuku ve internet hukuku olmak üzere iki ana bölümde incelenmektedir. Bilgi teknolojisi hukuku, dijital hale getirilmiş bilginin ve bilgisayar programlarının dağıtılmasını, bilgi güvenliğinin sağlanmasını ve elektronik ticaret konularını düzenler. İnternet Hukuku ise internetin kullanılması ile ortaya çıkan hukuki meseleleri ve buna bağlı olarak internet erişimi ve kullanımı, ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması vb. konuları kapsamına alır. Bilişim Hukukunu ise bilgi ve teknolojinin kötüye kullanımı ile insanlara zarar verilmesini önlemek amacıyla ortaya çıkmış olan bir hukuk dalı şeklinde tanımlayabiliriz. Bilişim hukuku, ekonomik ortamlarda, iletişim, bilgi ve belge paylaşımının sağlanmasının hukuki çerçevesi ve sonuçları ile bu ortamda vukuu bulan hukuka aykırı fiillere ilişkin yaptırımların öngörüldüğü mevzuatın (uluslararası antlaşmalar, kanun, yönetmelik vs.) oluşturduğu hukuk normlarının tamamına verilen bir isimdir. İnternet ve elektronik ortam ile bilgi ve iletişim teknolojilerine ilişkin mevzuat, bu hukuk alanının ana eksenini oluşturmaktadır.

İlerleyen teknolojik gelişmeler, bilişim hukukunun ortaya çıkış sürecinin nedeni olarak kabul edilmektedir. Bilişim sistemlerine hukuk düzenlemelerinde yer verilmesi ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, ulusal ekonomileri, bilim ve teknolojiyi hayata geçirme istemleri ile yakından ilgilidir. Bilişim Hukukunun Yapısı Bilişim hukuku bünyesinde birçok farklı hukuk dalını barındırması ve/veya birçok hukuk dalıyla iç içe geçmesi nedeniyle, multi-disipliner bir hukuk dalı olarak tanımlanmaktadır. (A.Ö.F.,2015:3)

BİLİŞİM SUÇLARI TÜRLERİ

Birleşmiş Milletler Komisyonu ve Avrupa Birliği ortak olarak yayınladıkları bilişim suçlarını 6 ana maddede incelemişlerdir. Buna göre;

1-Bilgisayar sistemleri ile sağlanan erişimlere yetki olmadan ulaşım sağlama ve dinleme,
2-Bilgisayarları sabote etmek,
3-Bilgisayara aracılığı ile başkalarını dolandırmak,
4-Yine bilgisayarı kullanarak sahtekarlık yapmak,
5-Yasal açıdan korunan bir yazılımı, izin almadan deşifre etmek ve kullanmak,
6-Diğer suç unsurları ki bunları da alt başlıklar vererek öğrenebiliriz;
a-Yasaların uygun bulmadığı yayınlar,
b-Pornografik yayınlar,
c-Hakaret içeren kötü paylaşımlar.

Bilişim suçları, verilerin bilişim temelli olarak ve otomatik bir biçimde işlenmesi, saklanması, tasnif edilmesi, terkibi ve iletilmesi ile ilgili ve bilişim alanı içerisinde işlenen, bir bilgisayara veya bilgisayar ağına yahut bir bilişim sisteminin bir kısmına ya da tamamına yönelik olarak veya onları araç olarak kullanarak icra edilen haksız eylemler olarak tanımlanabilir (Kurt, 2005: 53; Özen/Baştürk, 2011: 90-91).

TÜRKİYE’DE İNTERNET HUKUKU

5651 sayılı Kanun ile ilk defa;

İnternet aktörlerinin (içerik sağlayıcı, yer ve erişim sağlayıcı, toplu kullanım sağlayıcı) tanımı yapılmış ve bu aktörlerin hak ve sorumlulukları belirlenmiştir. Yasada suçlar bakımından erişimin engellenmesi usul ve esasları düzenlenmiştir.

 İnternet ortamında yayınlanan içerik nedeniyle haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilere ilişkin; içeriğin yayından çıkarılmasını sağlama ve cevap hakkı uygulamalarına ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir.  Konusu suç teşkil eden (ve/veya küçükler için zararlı olan) içerik kapsamında filtreleme usulü öngörülmüştür. Türkiye’de internet ortamındaki yayınlardan kanunda belirtilen katalog suçlara ilişkin şikâyetlerin yapılabileceği internet bilgi ihbar merkezi kurulmuştur.

5651 sayılı Kanununun 8 inci maddesinde erişimi engellenebilecek suçları katalog halinde saymıştır. İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir. Bunlar:

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan;

1) İntihara yönlendirme (madde 84),

2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),

3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),

4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),

5) Müstehcenlik (madde 226)

6) Fuhuş (madde 227)

7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), suçları ve

25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar (Prof. Dr. Avşar, Z. B. ve Prof. Dr. Öngören, G. 2010)

BİLİŞİM VE SOSYAL MEDYA VERİLERİNİN ENGELLENMESİ, BOZULMASI, YOK EDİLMESİ VEYA DEĞİŞTİRİLMESİ SUÇU

Madde 24:

(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında arttırılır. (Kazan Ş.)

SOSYAL MEDYADA KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI

Sosyal medyada kolaylıkla iletişim kurabiliyor ve birçok şeyden haberdar olabiliyoruz. Ancak sosyal medyanın olumlu özelliklerinin yanı sıra özel hayatı tehdit eden olumsuz yönleri de bulunmakta, kişisel veriler kolaylıkla sosyal medyaya aktarılabilmektedir. Kişisel verilerin başkaları tarafından kaydedilmesi bir hukuk ihlalidir. Kişisel veriler kanunu ile bu suçlar önlenebilir.

Kişisel verilerin işlenmesi; “kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem” olarak, geniş bir alanı kapsayacak şekilde tanımlanmıştır. Gerekçede belirtildiği gibi, kişisel verilerin işlenmesi, verilerin ilk defa elde edilmesinden başlayarak veriler üzerinde gerçekleştirilen tüm işlem türlerini ifade etmektedir. (Tasarı, s. 18.)

SOSYAL MEDYA VE FİKRİ HAKLAR

Sosyal medya kendi fikirlerimizi söyleyebilme veya yaratıcılığımızı sergilememize olanak sağlayan bir platformdur. Ancak kendimize ait bir içeriği başkalarının izinsiz kopyalaması bir marka hakkıdır. Bu kişi fikri hakkı ihlal etmektedir.

Örneğin, tanınmış bir markanın ismini kullanarak bir Facebook sayfası açarak, o markanın tanınmışlığını kişisel amaçlarınız için kullanabilirsiniz. Bu ve benzeri durumlara karşı sosyal ağlar, “fikri hak ihlalini şikayet et” gibi uygulamalarla ihlallerin önüne geçmeye çalışmaktadır. Özellikle sosyal medya ve bilişim teknolojileri kullanılarak, kişi ve kurumların fikri ve sınai hakları basit bir biçimde ihlal ve manipüle edilebilmektedir. Bu duruma karşı kanun koyucunun düzenlemeler yapması bir mecburiyet halini almıştır.

Fikir ve sanat eserlerinin korunması amacıyla 5846 sayılı ve 1951 tarihli Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, 1983, 1995, 2001, 2004 ve 2008 yıllarında önemli değişikliklere uğramış ve özellikle 2001, 2004 ve 2008 değişiklikleri ile cezai hüküm içeren maddelerde kapsamlı düzenlemelere gidilmiştir. Belirtmek gerekir ki 23.01.2008 tarih ve 5728 sayılı “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 5846 sayılı FSEK’in beşinci bölümünde düzenlenen “Ceza Davalarına” ilişkin kısım tamamen değişikliğe uğramıştır. Bu değişiklikten önceki düzenlemede Kanun’un 71. maddesinde “manevi haklara tecavüz”, 72. maddesinde “mali haklara tecavüz”, 73. maddesinde “diğer suçlar”, 74. maddesinde “fail”, 75. maddesinde “kovuşturma ve tekerrür” hususları düzenlenmekte iken, bu maddeler 5728 sayılı Kanun’un getirdiği değişiklikle birlikte artık FSEK’in 71. maddesinde “manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz”, 72. maddesinde “koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik hazırlık hareketleri” ve 75. maddesinde “soruşturma ve kovuşturma” şekline dönüştürülmüş ve 73 ve 74. maddeler de ilga edilmiştir. (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu-1951).

HABERLEŞME GİZLİLİĞİ İHLALİ

Sosyal medya çerçevesinde en çok yapılan suçlardan biridir. Kişinin iletişimde bulunduğu bireylerin izinsiz bir şekilde paylaşması çok ciddi bir suç teşkil etmektedir. Bireyin karşısındaki insana saygı göstermesi ve istemediği durumlara sokmaması gerekmektedir.

TCK’nun 132. Maddesi hükmü, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğinin diğer tarafın rızası olmaksızın ifşa edilmesini de suç olarak düzenlemiştir. O halde, yalnızca karşı tarafın üçüncü kişilerle yapmış olduğu görüşmelerin değil, bizatihi fail ile yatığı görüşmelerin yayılması da suçtur. Yani, örneğin, sosyal ağ hesabından bir kimseyle mesajlaşan fail, eğer bu mesaj içeriklerini karşı tarafın rızası olmaksızın yayınlar ya da paylaşırsa, bu durumda TCK m. 132/3 dolayısıyla cezalandırılacaktır. (AV. Özocak G.)

SOSYAL MEDYADA KİŞİYE , TOPLUMA VE DEVLETE KARŞI İŞLENEN SUÇLARIN TAMAMI

Resim 1

SONUÇ

Birçok bilişsel suç türü bilmekteyiz. Özellikle sosyal medyanın kullanılması ile bu suçlar artmaktadır. Suçların ciddiyetini genel olarak fark edememektedir fakat unutulmamalıdır ki suç işleyen bireyler cezalandırılmaktadır. Sosyal medya günümüzün bir parçası olmuştur ve bütün kişisel verilerimiz bu platformlarda bulunmaktadır. Özel gizliliğin ihlali, haberleşme gizlilik ihlali, hakaret ve tehdit gibi suçlar bulunmaktadır. Kullanıcıların sosyal medyayı ortak ilgi, duygu ve düşüncelerini karşılıklı olarak paylaşmaları, kendi içerilerini yapmaları kişilik hakkıdır. Kişilik hakkını ihlal etmek büyük bir suçtur. TCK’nın bu konu hakkındaki maddeler ile bu davranışlar önlenebilmektedir.

KAYNAKÇA

  • Açık Öğretim Fakültesi, Bilişim Hukuku, 2015
  • Av. Özocak G, Sosyal Medyada İşlenen Suç Tipleri ve Suçların Tespiti
  • Başalp, Kişisel Verilerin Korunması ve Saklanması(2014), Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı, Kuner, European Data Protection Law
  • Fikir ve Sanat Eserleri Kanun. (1951). T.C. Resmî Gazete (7981, 13 Aralık 1951)
  • İstanbul Aydın Üniversitesi Dergisi – İAÜD -ISSN: 1309-1352, Temmuz 2018 Cilt 10 Sayı 3 (1-36)
  • Kazan Ş, Sosyal Medya Yoluyla İşlenen Suçların Kapsamının Genişletilmesi Gerekliliği
  • Photo by Tim Bennett on Unsplash
  • Prof. Dr. Avşar, Z. B. ve Prof. Dr. Öngören, G. (2010), Bilişim Hukuku, İstanbul; ISBN 978-975-8564-81-1
  • Resim 1 : İstanbul Aydın Üniversitesi Dergisi – İAÜD -ISSN: 1309-1352, Temmuz 2018 Cilt 10 Sayı 3 (1-36)
  • Yılmaz, B. (2005/1). Hukukta Yeni Bir Alan: Sosyal Medya Hukuku, Hukuk Gündemi Dergisi

 

Creative Commons Lisansı
Bu eser Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.