T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ
BİLGİSAYAR VE ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ
BİLİŞİM ETİĞİ DERSİ
MAKALE İNCELEME RAPORU
Hazırlayan: İBRAHİM İNAL – 100222041
İÇİNDEKİLER
- MAKALE ADI 3
- YAZAR 3
- MAKALE KÜNYESİ (APA) 3
- MAKALE ERİŞİM ADRESİ 3
- GİRİŞ 3
- ARAŞTIRMANIN AMACI 3
- YÖNTEM 4
7.1 Araştırma Modeli 4
7.2 Evren ve Örneklem 4
7.3 Veri Toplama Araçları 4
7.4 Veri Analizi 5
Öğrencilerin Bilişim Etiği ve Dijital Ayak İzi Farkındalığı Üzerine Bir İnceleme
Mithat ELÇİÇEK – Siirt Üniversitesi
Elçiçek, M. (2025). Öğrencilerin bilişim etiği ve dijital ayak izi farkındalığı üzerine bir inceleme. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 25(1), 446-459. https://doi.org/10.17240/aibuefd.2025..-1448359
https://dergipark.org.tr/tr/pub/aibuefd/article/1448359
Bilişim teknolojilerinin gelişmesi ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bireylerin dijital ortamlarda gerçekleştirdiği faaliyetler de artmıştır. Bu durum, teknolojinin doğru ve etik kullanımının önemini daha da artırmıştır. Bilişim etiği, bireylerin bilgisayar ve internet teknolojilerini kullanırken uyması gereken ahlaki kurallar ve davranış standartlarını ifade etmektedir.
Günümüzde öğrenciler sosyal medya, çevrimiçi oyunlar, arama motorları ve çeşitli dijital platformlar aracılığıyla sürekli olarak dijital ortamlarda bulunmaktadır. Bu süreçte kullanıcılar farkında olmadan birçok veri ve iz bırakmaktadır. Bu izler “dijital ayak izi” olarak adlandırılmaktadır. Dijital ayak izi, bireylerin internet ortamında gerçekleştirdiği faaliyetler sonucunda oluşan dijital kayıtların bütünüdür.
Özellikle ortaokul çağındaki öğrenciler dijital teknolojileri yoğun şekilde kullandıkları için bilişim etiği ve dijital ayak izi konusunda bilinçli olmaları büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle öğrencilerin bu konulardaki farkındalık düzeylerinin belirlenmesi ve gerekli eğitim çalışmalarının yapılması eğitim sistemi açısından önemli görülmektedir.
Bu araştırmanın temel amacı, ortaokul öğrencilerinin bilişim etiği ve dijital ayak izi farkındalıklarını incelemektir. Bu kapsamda şu sorulara cevap aranmıştır:
- Öğrencilerin bilişim etiği ve dijital ayak izi farkındalığı hangi düzeydedir?
- Farkındalık düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi ve günlük ortalama internet kullanım süresine göre anlamlı bir farklılık göstermekte midir?
- Öğrencilerin bilişim etiği ve dijital ayak izi farkındalığı arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?
7.1 Araştırma Modeli
Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.
Bu model, iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkinin belirlenmesini amaçlayan bir araştırma modelidir. Araştırmada öğrencilerin bilişim etiği ve dijital ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir.
7.2 Evren ve Örneklem
Çalışma Evreni: Türkiye’deki ortaokul öğrencileri.
Ulaşılabilir Evren: Siirt il merkezindeki ortaokul öğrencileri.
Örneklem: Siirt il merkezine bağlı ortaokullarda öğrenim gören, 180’i erkek ve 186’sı kadın olmak üzere toplam 366 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilirlik açısından uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır.
Sınıf düzeyleri:
- 5. sınıf: 92 öğrenci
- 6. sınıf: 90 öğrenci
- 7. sınıf: 99 öğrenci
- 8. sınıf: 85 öğrenci
Günlük internet kullanım süresi:
- 0-2 saat: 186 öğrenci
- 3-5 saat: 103 öğrenci
- 6 saat ve üzeri: 77 öğrenci
7.3 Veri Toplama Araçları
Araştırmada veri toplamak amacıyla üç farklı araç kullanılmıştır:
- Kişisel Bilgi Formu
Öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi ve internet kullanım süreleri hakkında bilgi toplamak için kullanılmıştır. - Dijital Ayak İzi Ölçeği
Yılmaz Soylu, Demiröz ve Akkoyunlu (2021) tarafından geliştirilmiştir. Öğrencilerin dijital ayak izi farkındalık düzeylerini ölçmek için kullanılan 18 maddelik ölçek kullanılmıştır. - Bilişim Etiği Ölçeği
Yoon (2011) tarafından geliştirilen ve Arıkan ile Duymaz (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan 68 maddelik ölçektir. Bu ölçek bilişim teknolojilerinin etik kullanımına ilişkin durumları ölçmektedir.
7.4 Veri Analizi
Verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri dikkate alınmıştır. Veri setinin parametrik test varsayımlarını karşıladığı görülmüştür. İkili grup karşılaştırmaları için “Bağımsız Örneklemler T-Testi”, üç veya daha fazla grup için “ANOVA Testi”, değişkenler arası ilişkiyi belirlemek için ise “Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı” kullanılmıştır.
Araştırma sonucunda,
- Genel Farkındalık Düzeyi: Öğrencilerin bilişim etiği (X=2,49) ve dijital ayak izi farkındalık (X=2,54) düzeylerinin genel olarak “düşük” seviyede olduğu tespit edilmiştir.
- Cinsiyet Değişkenine Göre Dağılım: Bilişim etiği ölçeğinden alınan puanlarda kız ve erkek öğrenciler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, dijital ayak izi farkındalığı ölçeğinde kadın öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05).
- Sınıf Düzeyi Değişkenine Göre Dağılım: Eğitim kademesi yükseldikçe farkındalığın arttığı gözlemlenmiştir. Bilişim etiği konusunda 8. sınıf öğrencileri; 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerine göre anlamlı derecede daha yüksek puan almıştır. Dijital ayak izi farkındalığında ise yine 8. sınıf öğrencilerinin, 5. sınıf öğrencilerine göre daha yüksek farkındalığa sahip olduğu belirlenmiştir.
- İnternet Kullanım Süresine Göre Dağılım: Öğrencilerin günlük internet kullanım süreleri, dijital ayak izi farkındalıkları üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Buna karşılık, bilişim etiği konusunda günlük “3-5 saat” ile “6 saat ve üzeri” internet kullanan öğrencilerin puanları, “0-2 saat” kullananlara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek çıkmıştır.
- İki Değişken Arasındaki İlişki (Korelasyon): Bilişim etiği ile dijital ayak izi farkındalığı arasında (r=0.49) orta düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Araştırma sonuçlarına göre ortaokul öğrencilerinin bilişim etiği ve dijital ayak izi farkındalıklarının düşük çıkması, dijital ortamlarda etik dışı davranışlar sergilemeye ve arkalarında riskli dijital izler bırakmaya yatkın olduklarını göstermektedir. Bu durum, ortaokul kademesindeki öğrencilerin dijital dünyadaki eylemlerinin sonuçları hakkında yeterince bilinçlendirilmediğini ve mevcut eğitim çalışmalarının yetersiz kaldığını kanıtlamaktadır.
Araştırmada 8. sınıf öğrencilerinin her iki alanda da daha başarılı olması tesadüf değildir. Bu durum, 8. sınıfa gelene kadar alınan “Bilişim Teknolojileri ve Yazılım” dersinin ve müfredattaki ilgili konuların öğrencilerin farkındalığı üzerinde olumlu bir birikim yarattığına işaret etmektedir.
Cinsiyet değişkeni açısından bilişim etiğinde fark görülmezken, dijital ayak izi farkındalığında kadın öğrencilerin daha dikkatli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
İnternet kullanım süresinin dijital ayak izi farkındalığını etkilememesi, çevrimiçi geçirilen zamanın tek başına bir bilinç oluşturmadığını göstermektedir. Ancak kullanım süresi arttıkça bilişim etiği puanlarının artması, öğrencilerin dijital ortamlardaki davranış standartları ve inançları konusunda zamanla bir deneyim kazandıklarını düşündürmektedir.
Araştırmanın önemli sonuçlarından biri de bilişim etiği ile dijital ayak izi farkındalığı arasında pozitif bir ilişki bulunmasıdır. Bu durum, bilişim etiği konusunda bilinçli olan öğrencilerin dijital ortamlardaki davranışlarına da daha dikkat ettiklerini göstermektedir.
Makalede elde edilen sonuçlar ve tartışmalar ışığında yazar tarafından araştırmacılara, eğitimcilere ve ebeveynlere yönelik şu öneriler sunulmuştur:
- Eğitimsel Müdahaleler: Öğrencilerin düşük çıkan farkındalıklarını artırmak için bilişim etiği konusunun öğretimi ve bu süreçte kullanılan öğretim yöntemlerinin etkililiği üzerine yeni uygulamalı çalışmalar yürütülmelidir.
- Uygulamalı Bilinçlendirme: Dijital ayak izinin ne olduğu ve geride bırakılan izlerin nasıl güvenli bir şekilde yönetilebileceği konusunda teorik bilginin ötesine geçilmeli, öğrencilere senaryo tabanlı uygulamalar yaptırılmalıdır.
- Ailelerin Sürece Dâhil Edilmesi: Öğrencilerin teknoloji kullanım alışkanlıklarında ebeveyn tutumları kritik bir rol oynadığından, ailelerin bilişim etiği ve dijital ayak izi konularında bilinçlendirilmesi için okul-aile iş birliğine dayalı seminerler düzenlenmelidir.
Hazırlayan: İBRAHİM İNAL – 100222041
——————-

Bu inceleme Creative Commons Atıf-AynıLisanslaPaylaş 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. Makale lisansı hakkında ilgili yazar ya da yayıncıdan bilgi alınız.
Marmara Üniversitesi’nde Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi 3. sınıf öğrencisi olarak, özellikle modern web ve mobil teknolojileri üzerine yoğunlaşan bir yazılım geliştiriciliğine odaklanıyorum. PHP, MySQL ve JavaScript (React, Vue) ekosistemlerinde yetkinlik kazanırken, Flutter ile mobil uygulama geliştirme süreçlerini aktif olarak yürütüyor; GDG on Campus Marmara’daki Teknik Ekip Liderliği görevim ve kurumsal düzeydeki staj tecrübelerimle teknik altyapımı sürekli güçlendiriyorum. Yazılım mimarisi, veritabanı yönetimi ve kullanıcı deneyimi odaklı çözümler üretmeyi merkeze alarak, sektörel standartlarda projeler geliştirmeye ve güncel teknoloji yığınlarını profesyonel süreçlere entegre etmeye devam ediyorum.

