Menü

5651 – İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Kanunu

26 Mayıs 2019 - Bilişim Etiği
5651 – İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Kanunu

Hazırlayan: Aylin ÖZCAN – 100215062

İçindekiler

 

Giriş

Bu makale Bilişim Etiği dersi kapsamında Marmara Üniversitesi BÖTE Bölümü 4.Sınıf öğrencisi Aylin ÖZCAN tarafından hazırlanmıştır. İçeriği “5651 İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında” dır.

5651 no’lu Kanun Nedir?

Bu kanunun amacı ve kapsamı; içerik, yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülük ve sorumluluklarını ayrıca internet ortamında işlenen belirli suçlarda içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.

Bilgilendirme Yükümlülüğü

“İçerik, yer ve erişim sağlayıcıları, yönetmelikle belirlenen esas ve usûller çerçevesinde tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak bulundurmakla yükümlüdür.” (TCK 5651, m.3/1)

Yukarıdaki madde ile tüzel veya gerçek kişinin kullanıcıya sunduğu bilgilerin doğru olması gerektiğinden bahsetmektedir. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarına iki bin yeni Türk lirası ile on bin yeni Türk lirası idari para cezası uygulanmaktadır.

İçerik Sağlayıcıların Sorumluluğu

“İçerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumludur.”(TCK 5651, m.4/1)

İçerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Ancak, sunuş biçiminden, bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumludur. (TCK 5651, m.4/2)

Tüzel ve gerçek kişiler (içerik sağlayıcı) paylaşımda bulunduğu içerikten sorumlu değildir. Ancak kişiler arası bariz bir bağlantı ile sunulduğu görülürse; bağlantı olduğu kişi diğer kişinin içeriğinden sorumludur.

Yer Sağlayıcının Yükümlülükleri

“Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.” (TCK 5651, m.5/1)

Kullanıcının internet ortamına girmek için kullandığı kurum, kullanıcının paylaştığı içerikten sorumlu değildir. Ancak kanun der ki; hukuka aykırı bir durumda yer sağlayıcısı teknik olanaklar doğrultusunda içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.

Erişim Sağlayıcının Yükümlülükleri

“Erişim sağlayıcı;

a) Herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, bu Kanun hükümlerine uygun olarak haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak engelleme imkânı bulunduğu ölçüde erişimi engellemekle,

b) Sağladığı hizmetlere ilişkin, yönetmelikte belirtilen trafik bilgilerini altı aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla,

c) Faaliyetine son vereceği tarihten en az üç ay önce durumu Kuruma, içerik sağlayıcılarına ve müşterilerine bildirmek ve trafik bilgilerine ilişkin kayıtları yönetmelikte belirtilen esas ve usûllere uygun olarak Kuruma teslim etmekle,

yükümlüdür.” (TCK 5651, m.6/1)

 “Erişim sağlayıcı, kendisi aracılığıyla erişilen bilgilerin içeriklerinin hukuka aykırı olup olmadıklarını ve sorumluluğu gerektirip gerektirmediğini kontrol etmekle yükümlü değildir.” (TCK 5651, m.6/2)

Erişim sağlayıcı hukuka ayrılık durumunda kullanıcının erişimini engellemekle yükümlüdür. Aynı zamanda kullanıcıların internete girişleri ile ilgili log kayıtlarını tutmak ve bunu belirli bir süre saklamak ile yükümlüdür.

Erişim sağlayıcı olan şirket kapatılma durumunda kullanıcılarına ve Telekomünikasyon kurumuna belirli bir süre önce haber vermekle yükümlüdür.

Ayrıca erişim sağlayıcı, erişilen bilgilerin içeriklerinin hukuka aykırı olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü değildir.

Örneğin; Süperonline, TTNet birer internet servis sağlayıcılarıdır. Bize internet erişimi sağladıklarından bizlere herhangi bir platformda içerik paylaşma imkanı tanıdıkları için aynı zamanda içerik sağlayıcılardır.

Toplu Kullanım Sağlayıcıların Yükümlülükleri

“Ticarî amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, mahallî mülkî amirden izin belgesi almakla yükümlüdür. İzne ilişkin bilgiler otuz gün içinde mahallî mülkî amir tarafından Kuruma bildirilir. Bunların denetimi mahallî mülkî amirler tarafından yapılır. İzin belgesinin verilmesine ve denetime ilişkin esas ve usûller, yönetmelikle düzenlenir.” (TCK 5651, m.7/1)

“Ticarî amaçla olup olmadığına bakılmaksızın bütün toplu kullanım sağlayıcılar, konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almakla yükümlüdür.” (TCK 5651, m.7/2)

Toplu kullanım sağlayıcıları (internet cafe) hizmet vermesi durumunda öncelikle mahalli mülki amirden izin belgesi almaları ve onaylandığında belgelerin gerekli kuruma teslim etmekle yükümlüdür.

Ek olarak kanunda belirtildiği üzere toplu kullanım sağlayıcıları kullanıcıların o platformu kullanarak oluşturduğu içeriklerden sorumludur ve kanuna aykırılık açısından önlemlerini almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğe aykırı hareket eden kişilere üç bin yeni Türk lirası ile on beş bin yeni Türk lirası hakkında idari para cezası verilir.

Erişimin Engellenmesi Kararı ve Yerine Getirilmesi

“İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir:

a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1) İntihara yönlendirme (madde 84),

2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),

3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),

4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),

5) Müstehcenlik (madde 226),

6) Fuhuş (madde 227),

7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),

 suçları.

b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.” (TCK 5651, m.8/1)

Erişim engelleme kararı 24 saat içerisinde verilir ve verilen karar erişim sağlayıcısına bildirilmesi anından itibaren 24 saat içerisinde yerine getirilir. Erişimin engellenmesi kararının konusunu oluşturan yayını yapanların kimliklerinin belirlenmesi halinde, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.

İdari tedbir olarak verilen erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, erişim sağlayıcısına on bin yeni Türk lirası ile yüz bin yeni Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezasının verildiği andan itibaren yirmi dört saat içerisinde yerine getirilmemesi durumunda Kurum bünyesinde bulunan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığını talebi üzerine Telekomünikasyon Kurumu tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilir.

“Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır”. (TCK 5651, m.8/7)

“Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.” (TCK 5651, m.8/8)

Bu maddeler ile kanunun hükümsüzlük durumu açıklanmıştır. Kovuşturmaya gerek olmadığı takdirde engelleme kararı ve kovuşturma sonucunda ilgililerin beraat kararı alması takdirde verilen kararlar hükümsüz kalır.

“Verilen kararın gereğini yerine getirmeyen yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilmektedir.” (TCK 5651, m.8/10)

Kovuşturma sonucunda fiili bir suç oluştuğu takdirde ilgili kişilere verilen hapis cezası asgari ve azami şekilde belirtilmiştir.

İçeriğin Yayından Çıkarılması ve Cevap Hakkı

“İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir. İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır.” (TCK 5651, m.9/1)

“Talebin reddedilmiş sayılması halinde, kişi on beş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Sulh ceza hâkiminin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.” (TCK 5651, m.9/2)

“Sulh ceza hâkiminin kesinleşen kararının, birinci fıkraya göre yapılan başvuruyu yerine getirmeyen içerik veya yer sağlayıcısına tebliğinden itibaren iki gün içinde içerik yayından çıkarılarak hazırlanan cevabın yayımlanmasına başlanır.” (TCK 5651, m.9/3)

“Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde, bu fıkra hükmü yayın sorumlusu hakkında uygulanır.” (TCK 5651, m.9/4)

Hakları ihlal edildiği iddia edilen kişi, kaldırılan içeriğe ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak cevabının yayımlanmasını isteyebilir. Uygun cevap yazılmadığı takdirde ise reddedilmiş sayılır.

Reddedilmiş kararın düzeltilmesi için ise sulh ceza mahkemesine başvurarak belirtilen usullere uygun şekilde itiraz edebilir.

5651 İlişkin Yönetmelikler

Yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmek isteyen kişilere yer veya erişim sağlayıcı olarak faaliyet icra etmesi amacıyla yetkilendirme belgesi verilmesine ilişkin esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde çıkarılır. Aşağıda 5651 kanunu ile ilgili çıkarılan yönetmelikler bulunmaktadır.

 

Sonuç

5651 kanunu yukarıda açıklandığı üzeredir. Kanuna uymayan gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak yaptırımlardan bahsedilmiştir. Yaptırımlar her ne kadar olursa olsun konumuza etik açısından bakılırsa bu yaptırımları uygulayan hakimler, savcılar kısacası adalet ile ilgili mesleklerde meslek etiklerine uyulmalıdır ki “…eşit toplumsal koşullar ve olanaklar içinde tüm insanların özgürce, çok yönlü gelişmesi, eşit hak ve sorumluluğun paylaşılması…” kısacası tüm insanlara etik ilkelerden biri olan “adalet” ilkesi uygulanmalıdır göz ardı edilmemelidir. Yazımızın sonunu bir örnek olay ile taçlandırmak gerekirse;

“Mehmet yeni bir iş yeri açmak ister. Ve arkadaşından aldığı fikirle bir internet cafe açma kararı verir. Fakat bunu nasıl yapacağımdan bir haberdir. Mehmet kimseye tanışmadan herhangi bir izin belgesi almadan internet cafesini açar. Birkaç ay sonra cafeye polis baskın düzenler. Ve Mehmet’e izin belgelerini sorar. Bir ihbar aldıklarını cafe de ki bir bilgisayardan kumar oynanması için mekan sağlayan biri ile bir mesajlaşma gerçekleştiğini söylerler. Mehmet’ten giriş yapan kullanıcıların bilgilerini isterler. Fakat Mehmet ne bilgisi diye sorar. Herhangi bir bilgi olmadığını söyler bu doğrultuda polis Mehmet’i tutuklar ve iş yerini mühürler. Sizce Mehmet’i polis neden tutukladı? Mehmet’in bu olaydaki tedbirsizliği nedir?”

Kaynakça

Paylaşmak ister misiniz?